Minik
07-24-2007, 11:56
SENİRKENT MESLEK YÜKSEK
OKULU
Bilgisayar tek. Ve prog. Bölümü
1.sınıf
2.öğretim
AD : ERSEL
SOYAD : DURMAZ
ŞUBE : A
ÖĞR. NO : 0523615029
KONU : HİKAYE YAZIMI
TESLİM TARİHİ : 07.03.2006 salı
İmza:
EN MUTLU GÜN
Bir gün usulca kalktı. Yatağından içindeki derim huşu düşündürdü onu neydi bu huzur? Günlerdir başını koyamadığı yastık , elinden düşmeyen pahalı sigarası , artık onu çağırmıyordu . Hemen telefona davrandı .Özlemişti onu karanlık gecelerin en büyük güneşiydi ayıydı o . Güzel ve huzurlu bir hafta sonu sabahı onu aramalıydı zaten başka kimi vardı..! Aradı telefona cevap veren yoktu anladı ki uyuyordu , uyandırmak da istemedi kıyamadı ona. Bir tane sigara yaktı aç karınla bu sefer efkardan değil mutluluktan .Günlerden beri üstündeki sıkıntı gitmiş yerini derin bir huşu ve huzur almıştı .Mutfağa doru gitti.Annesinin zorla yolladığı çaydanlıkta beklide ilk kez çay koydu bir daha içermiydi..! Bilinmez . Dolabı açtı ama dolap bomboş tu .Şöyle bir gülümsedi. Markete gitmeye üşendi . Ama gitseydi iyi olacaktı bu mutlu ve huzurlu başlayan güne tok başlamalıydı .Markete gitti basit aperatiflerle dolu bir poşeti doldurdu .O kadar mutluydu ki ,ama nedenini bilmiyordu neydi onu mutlu eden .. O bunu düşünmek bile istemedi . Eve girdi onu holde karşılayan aynaya şöyle bir baktı gülümsedi .Kendi gözlerine içinden kahkaha atmak geldi . gülmemişti günlerdir .. Kahvaltı sofrasına poşeti bıraktı ..Çayın taşmak üzere olduğunu gördü . Demledi çayını . aklı yine ona gitti hemen telefona sarıldı. Aradı . Telefonu açan ses bin kere daha mutlu etti ona beklide en büyük mutluluk buydu . Hemen görmek istiyordu . BEN KAHVALTI EDİYORUM 1 SAATE KALMAZ ALMAYA GELİYİM SENİ OLURMU DEDİ. .Biliyordu cevabı ama duyduğu evet onu bin kere daha mutlu etmeye yetti .Alel acele poğaçalarını , uzun zamandır içmediği kendi elleriyle demlediği çayı bile içmeyi unuttu . Hemen üstünü giyindi . Kendi aylarca çalışarak aldığı lüks yarış motoruna binerek Ona doğru gitmeye başladı bedenine çarpan rüzgar yıllardır üşümediği kadar üşütmüştü onu .Ama hoşuna gidiyordu bu gün diğer tüm günlerden farklıydı nedenini bilmediği içinde sağa sola çarpan mutluluk onu öyle bir hale soktu ki dünya umurunda değildi düşündüğü tek şey O ydu onu alacak ilk önce ufak bir şehir turu yapacak , sonra sapanca kenarındaki kafe ye gidecek , o nun gözlerine bakarak bir cay içecek , sonra yine onun gözlerine bakacak ,sonra tekrar onun gözlerine ve sonra tekrar onun gözlerine bakacaktı .Bu nedenini bilmediği mutlu günü sadece onun gözlerine bakarak geçirmek istiyordu buluşma yerine gitti.Daha gelmemişti OLSUN dedi içinden onu beklemek de güzeldi .H emen cebinden pahalı sigarasını çıkardı .Yoldan gecen bir genç den ateş istedi . Sigarasını yaktı başını kaldırdı .Gözlerine çarpan manzara onu bin kere daha mutlu etti . O na yaklaşan iki çift göz , rüzgarda savrulan saclar ,onu felç etti sigarasını elinden düşürdü,Hemen o na doğru yöneldi.Tatlı bir gülümseyiş sıcak bir bakış o ne istemişti ki zaten hemen motoru çalıştırdı .O yanındaydı artık ama o gün çok farklıydı ona söyleyemediği , söylemeye çekindiği her şeyi söyleyecekti .SENİ SEVİYORUM DİYECEKTİ hayallerini anlatacaktı . Şehir merkezinden uzaklaşmak istedi.Arkasında oturan O ydu . Yollar eriyordu gözlerinden . Birden yol kenarındaki evler yanından gecen arabalar gözüne o kadar farklı geliyordu ki insanlar, hayvanlar ,gök yüzü bile farklıydı . Şehir turunu biraz kısa tuttu.Her zaman biran önce ayrılmak istediği sapanca kıyısında o kafe ye gitsin; cayını yudumlasın o nun gözlerine baksın onun gözlerine baksın yine onun gözlerine baksın…
Hemen gideyim istiyordu . Elini gazdan çekmiyordu . Hızlandıkça daha da hızlanmak istiyordu . Birden omuzlarına sımsıkı tutunan iki çift elin titremeye başladığını hissetti .Tek eliyle çıkardı kasketini ve arkasına uzattı BEN BUNALDIM SEN TAK dedi. Sonra onda dedi bağıra bağıra SENİ SEVİYORUM. ‘’Sende beni seviyor musun?’’ dedi. O sabahki ikince evet onu bin kere daha mutlu etti. Gözleri yaşarmıştı .Bu güzel ve farklı gün böyle bitmemeliydi ..Aşırı bir gürültü ve… ertesi günkü yerel gazetelerde 1. sayfa ‘’iki genç aşırı hız ve dikkatsizlik nedeniyle geçirdikleri trafik kazasının kurbanı oldular’’ Araç kullanıcısı olay yerinde öldü ..Genç kız kaldırıldığı SAKARYA DEVELT HASTESİNDE komada…. Genç motorun frenlerinin bozulduğunu anlamıştı .Ama ona hiç belli etmedi ona söylemek istediğini söyledi duymak istediğini de duydu ve kasketi ona giydirdi. Ona zarar gelsin istemiyordu .her zaman bahaneler uydurarak erken kalktığı kafe nin duvarı ona mezar olucaktı ..ama o birgün başından gecenlerin bir edebiyat ödevi olacağından habersiz ölümle kucaklaştı …Allah nur icinde yatırsın .varsa günahlarını affetsin
Kesinlikle alıntı değildir.Kısmen hatta büyük ölçüde yaşanmış bir olaydır .
OKULU
Bilgisayar tek. Ve prog. Bölümü
1.sınıf
2.öğretim
AD : ERSEL
SOYAD : DURMAZ
ŞUBE : A
ÖĞR. NO : 0523615029
KONU : HİKAYE YAZIMI
TESLİM TARİHİ : 07.03.2006 salı
İmza:
EN MUTLU GÜN
Bir gün usulca kalktı. Yatağından içindeki derim huşu düşündürdü onu neydi bu huzur? Günlerdir başını koyamadığı yastık , elinden düşmeyen pahalı sigarası , artık onu çağırmıyordu . Hemen telefona davrandı .Özlemişti onu karanlık gecelerin en büyük güneşiydi ayıydı o . Güzel ve huzurlu bir hafta sonu sabahı onu aramalıydı zaten başka kimi vardı..! Aradı telefona cevap veren yoktu anladı ki uyuyordu , uyandırmak da istemedi kıyamadı ona. Bir tane sigara yaktı aç karınla bu sefer efkardan değil mutluluktan .Günlerden beri üstündeki sıkıntı gitmiş yerini derin bir huşu ve huzur almıştı .Mutfağa doru gitti.Annesinin zorla yolladığı çaydanlıkta beklide ilk kez çay koydu bir daha içermiydi..! Bilinmez . Dolabı açtı ama dolap bomboş tu .Şöyle bir gülümsedi. Markete gitmeye üşendi . Ama gitseydi iyi olacaktı bu mutlu ve huzurlu başlayan güne tok başlamalıydı .Markete gitti basit aperatiflerle dolu bir poşeti doldurdu .O kadar mutluydu ki ,ama nedenini bilmiyordu neydi onu mutlu eden .. O bunu düşünmek bile istemedi . Eve girdi onu holde karşılayan aynaya şöyle bir baktı gülümsedi .Kendi gözlerine içinden kahkaha atmak geldi . gülmemişti günlerdir .. Kahvaltı sofrasına poşeti bıraktı ..Çayın taşmak üzere olduğunu gördü . Demledi çayını . aklı yine ona gitti hemen telefona sarıldı. Aradı . Telefonu açan ses bin kere daha mutlu etti ona beklide en büyük mutluluk buydu . Hemen görmek istiyordu . BEN KAHVALTI EDİYORUM 1 SAATE KALMAZ ALMAYA GELİYİM SENİ OLURMU DEDİ. .Biliyordu cevabı ama duyduğu evet onu bin kere daha mutlu etmeye yetti .Alel acele poğaçalarını , uzun zamandır içmediği kendi elleriyle demlediği çayı bile içmeyi unuttu . Hemen üstünü giyindi . Kendi aylarca çalışarak aldığı lüks yarış motoruna binerek Ona doğru gitmeye başladı bedenine çarpan rüzgar yıllardır üşümediği kadar üşütmüştü onu .Ama hoşuna gidiyordu bu gün diğer tüm günlerden farklıydı nedenini bilmediği içinde sağa sola çarpan mutluluk onu öyle bir hale soktu ki dünya umurunda değildi düşündüğü tek şey O ydu onu alacak ilk önce ufak bir şehir turu yapacak , sonra sapanca kenarındaki kafe ye gidecek , o nun gözlerine bakarak bir cay içecek , sonra yine onun gözlerine bakacak ,sonra tekrar onun gözlerine ve sonra tekrar onun gözlerine bakacaktı .Bu nedenini bilmediği mutlu günü sadece onun gözlerine bakarak geçirmek istiyordu buluşma yerine gitti.Daha gelmemişti OLSUN dedi içinden onu beklemek de güzeldi .H emen cebinden pahalı sigarasını çıkardı .Yoldan gecen bir genç den ateş istedi . Sigarasını yaktı başını kaldırdı .Gözlerine çarpan manzara onu bin kere daha mutlu etti . O na yaklaşan iki çift göz , rüzgarda savrulan saclar ,onu felç etti sigarasını elinden düşürdü,Hemen o na doğru yöneldi.Tatlı bir gülümseyiş sıcak bir bakış o ne istemişti ki zaten hemen motoru çalıştırdı .O yanındaydı artık ama o gün çok farklıydı ona söyleyemediği , söylemeye çekindiği her şeyi söyleyecekti .SENİ SEVİYORUM DİYECEKTİ hayallerini anlatacaktı . Şehir merkezinden uzaklaşmak istedi.Arkasında oturan O ydu . Yollar eriyordu gözlerinden . Birden yol kenarındaki evler yanından gecen arabalar gözüne o kadar farklı geliyordu ki insanlar, hayvanlar ,gök yüzü bile farklıydı . Şehir turunu biraz kısa tuttu.Her zaman biran önce ayrılmak istediği sapanca kıyısında o kafe ye gitsin; cayını yudumlasın o nun gözlerine baksın onun gözlerine baksın yine onun gözlerine baksın…
Hemen gideyim istiyordu . Elini gazdan çekmiyordu . Hızlandıkça daha da hızlanmak istiyordu . Birden omuzlarına sımsıkı tutunan iki çift elin titremeye başladığını hissetti .Tek eliyle çıkardı kasketini ve arkasına uzattı BEN BUNALDIM SEN TAK dedi. Sonra onda dedi bağıra bağıra SENİ SEVİYORUM. ‘’Sende beni seviyor musun?’’ dedi. O sabahki ikince evet onu bin kere daha mutlu etti. Gözleri yaşarmıştı .Bu güzel ve farklı gün böyle bitmemeliydi ..Aşırı bir gürültü ve… ertesi günkü yerel gazetelerde 1. sayfa ‘’iki genç aşırı hız ve dikkatsizlik nedeniyle geçirdikleri trafik kazasının kurbanı oldular’’ Araç kullanıcısı olay yerinde öldü ..Genç kız kaldırıldığı SAKARYA DEVELT HASTESİNDE komada…. Genç motorun frenlerinin bozulduğunu anlamıştı .Ama ona hiç belli etmedi ona söylemek istediğini söyledi duymak istediğini de duydu ve kasketi ona giydirdi. Ona zarar gelsin istemiyordu .her zaman bahaneler uydurarak erken kalktığı kafe nin duvarı ona mezar olucaktı ..ama o birgün başından gecenlerin bir edebiyat ödevi olacağından habersiz ölümle kucaklaştı …Allah nur icinde yatırsın .varsa günahlarını affetsin
Kesinlikle alıntı değildir.Kısmen hatta büyük ölçüde yaşanmış bir olaydır .