Minik
07-24-2007, 12:01
Yaşımız büyüdükçe daha az ve daha korkarak kullandığımız iki kelime bu;''seni seviyorum''
Anlam içeriğinden daha fazla yük getirdiğini biliriz. Seni seviyorum demek salt seni seviyorum demek değildir. Bu bir evlilik kararı gibi hayatın dönüm noktası olabilecek bir cümledir aynı zamanda.
Bir kere söylendiği zaman noter tasdiki gibi bundan sonraki eylemlerin ve cümlelerin binası niteliğindedir.
''Seni seviyorum'' sadece bir duygu ifadesi olabilecek kadar masum bir cümle olsaydı bu kadar zor söylenir miydi?
Ya da çok sık söyleyenin ciddiyetinden bu kadar şüphe duyulur muydu?
Ciddi bir cümle olduğunda mutabık olduğumuz duygu değil midir?
Yoksa çocuklara bu ciddi anlamından uzak gülümseyen, öpücüklerle her daim kulaklarına fısıldadığımız cümleyle eşdeğer mi görüyoruz? Elbette ki değil
Yetişkin oldukça ''seni seviyorum'' demek, bir flört ilişkisinde, artık bu flörtün ilişki bazına geçtiğinin işareti olur. Kazanmak için çaba vermenin gereksiz olduğu faz; teslim olma fazı= sevme fazı Sevmek teslimiyettir çünkü
Artık ilişkiler de kirlendi, bir sürü matematiksel denge üzerinde nerdeyse. Lisedeyken hiç görmeden geçtiğimiz türev, limit , integral denklemleri gibi karmakarışık, bilen için çözümü kolay bilmeyen için es geçilen durum.
Sanki karşısındakine sevdiğini söyletebilme başarısı üzerine yürüyor. Velev ki birisi bunu söylesin, diğeri emin olmama gizemini sürdürüp sevenin sevdiğini sömürme gayreti içerisindedir.
Tamamen haksız da değildir, zira sevdiğini söyleyen kişi keşfedilme gizemini vermiştir karşısındakinin eline. Teslim aldığı sevgi, emin olduğu sevginin ne gizemi kalmıştır ki cazip gelsin. Ne garip bir denklem değil mi? Ben dershanede biraz türev görmüştüm de
Seven kullanılır velhasıl. Bu ilişkinin tüm aşamalarında böyle ilerler. Seven kadın erkeğini mutlu etmek için çabalar durur, yinede edemez. Seven erkek varını yoğunu eşine harcar ama bir türlü mutlu edemez.
Eşdeğer sevgi beklemekten başka bir dilekleri yoktur ama olmaz,zaten olsa da bu kadar çabalama güdüsü de olmaz. Bu işler böyle maalesef
Ben ''seni seviyorum'' cümlesine döneceğim yine.
özellikle evliliklerde kopuşun, ilgisizliğin sebebi de, kopmak üzere olan evliliklerin kurtulma sebebi de bu cümledir.
Evliliğe sebep olan bu cümlenin, nasıl olsa evlilik bunun ispatı diye bir daha gündeme gelmemesi; sanki bilinen bir gerçekmiş gibi, her zaman kılıfında duran kutsal kitap gibi yerinde duruyor olması, tozlanması
Bu gerçeğin biliniyor olması ayrıyetten ispat gerektirmiyor olması mesela; Bir sürü özel günü sırf bu yüzden geçiştirilir, bahane de hazır; kapitalist piyasa oyunlarıyla mı ben sevgimi ispat edeceğim gibi
Sevmek ispat gerektirir mi? (Gerektirir )
Seviyorum demek yetiyor mu dersiniz? Söze ne anlam katar?
Aslında hepimiz cevabını pekala biliyoruz ya, Al yazmalım filminin finali gibi,sevgi emektir
Sahi sevgi bir kere söylendiği zaman dayanıklı tüketim malları gibi ömür boyu garantisiyle mi geliyor dersiniz?
Arada bakım tamirat falan olmuyor mu?
Değişen kişiliklere, değişen şartlara, değişen yaşa, değişen bunca şeye rağmen bir zamanlar söylenen o his de değişmez mi acaba?
Değişir!
Değişir de ne zaman, nasıl fark edilir.
''Artık seni sevmiyorum u'' fark edebilmek sevgiyi fark etmekten çok daha zor olsa gerek.
Çok daha keskin, çok daha yıkıcı
Arada değerlerimizi kontrol etmemiz gerekir. Neleri ezmiş geçmiş, neleri değiştirmiş, nelerden kaçmak istemiş, neleri hatırlarken utanmış, hangi değerleri eklemişiz
Tazelemek gerekir değerlerimizi
Arada durup durup iman gibi sevgilerimizi de tazelememiz gerekir.
Hislerimizin adını koymamız lazım, duygu karmaşası kadar bizi bunalıma sürükleyecek bir şey göremiyorum dünyada.
Bir yastığa baş koyup birbirlerine düşman tavırlı insanlar tanıyorum ben. önce kendimize dürüst olmamız lazım.
Hiçbir şeyin ömür boyu garantisi yoktur, sevginin de öyle
Çok fazla tüketiyoruz.
İlişkileri de,
Sevgiyi de
Ne bu hızlı tüketim modasına uyup yakaladığımız sevgileri harcamak doğru, ne de tapu senedi gibi garanti görmek doğru.
Sadece kendimizle birlikte sevgileri de tazelemek gerek
Arada bir önce sevgimizi kendimize sonrada karşımızdakine hissettirmek gerekiyor
Anlam içeriğinden daha fazla yük getirdiğini biliriz. Seni seviyorum demek salt seni seviyorum demek değildir. Bu bir evlilik kararı gibi hayatın dönüm noktası olabilecek bir cümledir aynı zamanda.
Bir kere söylendiği zaman noter tasdiki gibi bundan sonraki eylemlerin ve cümlelerin binası niteliğindedir.
''Seni seviyorum'' sadece bir duygu ifadesi olabilecek kadar masum bir cümle olsaydı bu kadar zor söylenir miydi?
Ya da çok sık söyleyenin ciddiyetinden bu kadar şüphe duyulur muydu?
Ciddi bir cümle olduğunda mutabık olduğumuz duygu değil midir?
Yoksa çocuklara bu ciddi anlamından uzak gülümseyen, öpücüklerle her daim kulaklarına fısıldadığımız cümleyle eşdeğer mi görüyoruz? Elbette ki değil
Yetişkin oldukça ''seni seviyorum'' demek, bir flört ilişkisinde, artık bu flörtün ilişki bazına geçtiğinin işareti olur. Kazanmak için çaba vermenin gereksiz olduğu faz; teslim olma fazı= sevme fazı Sevmek teslimiyettir çünkü
Artık ilişkiler de kirlendi, bir sürü matematiksel denge üzerinde nerdeyse. Lisedeyken hiç görmeden geçtiğimiz türev, limit , integral denklemleri gibi karmakarışık, bilen için çözümü kolay bilmeyen için es geçilen durum.
Sanki karşısındakine sevdiğini söyletebilme başarısı üzerine yürüyor. Velev ki birisi bunu söylesin, diğeri emin olmama gizemini sürdürüp sevenin sevdiğini sömürme gayreti içerisindedir.
Tamamen haksız da değildir, zira sevdiğini söyleyen kişi keşfedilme gizemini vermiştir karşısındakinin eline. Teslim aldığı sevgi, emin olduğu sevginin ne gizemi kalmıştır ki cazip gelsin. Ne garip bir denklem değil mi? Ben dershanede biraz türev görmüştüm de
Seven kullanılır velhasıl. Bu ilişkinin tüm aşamalarında böyle ilerler. Seven kadın erkeğini mutlu etmek için çabalar durur, yinede edemez. Seven erkek varını yoğunu eşine harcar ama bir türlü mutlu edemez.
Eşdeğer sevgi beklemekten başka bir dilekleri yoktur ama olmaz,zaten olsa da bu kadar çabalama güdüsü de olmaz. Bu işler böyle maalesef
Ben ''seni seviyorum'' cümlesine döneceğim yine.
özellikle evliliklerde kopuşun, ilgisizliğin sebebi de, kopmak üzere olan evliliklerin kurtulma sebebi de bu cümledir.
Evliliğe sebep olan bu cümlenin, nasıl olsa evlilik bunun ispatı diye bir daha gündeme gelmemesi; sanki bilinen bir gerçekmiş gibi, her zaman kılıfında duran kutsal kitap gibi yerinde duruyor olması, tozlanması
Bu gerçeğin biliniyor olması ayrıyetten ispat gerektirmiyor olması mesela; Bir sürü özel günü sırf bu yüzden geçiştirilir, bahane de hazır; kapitalist piyasa oyunlarıyla mı ben sevgimi ispat edeceğim gibi
Sevmek ispat gerektirir mi? (Gerektirir )
Seviyorum demek yetiyor mu dersiniz? Söze ne anlam katar?
Aslında hepimiz cevabını pekala biliyoruz ya, Al yazmalım filminin finali gibi,sevgi emektir
Sahi sevgi bir kere söylendiği zaman dayanıklı tüketim malları gibi ömür boyu garantisiyle mi geliyor dersiniz?
Arada bakım tamirat falan olmuyor mu?
Değişen kişiliklere, değişen şartlara, değişen yaşa, değişen bunca şeye rağmen bir zamanlar söylenen o his de değişmez mi acaba?
Değişir!
Değişir de ne zaman, nasıl fark edilir.
''Artık seni sevmiyorum u'' fark edebilmek sevgiyi fark etmekten çok daha zor olsa gerek.
Çok daha keskin, çok daha yıkıcı
Arada değerlerimizi kontrol etmemiz gerekir. Neleri ezmiş geçmiş, neleri değiştirmiş, nelerden kaçmak istemiş, neleri hatırlarken utanmış, hangi değerleri eklemişiz
Tazelemek gerekir değerlerimizi
Arada durup durup iman gibi sevgilerimizi de tazelememiz gerekir.
Hislerimizin adını koymamız lazım, duygu karmaşası kadar bizi bunalıma sürükleyecek bir şey göremiyorum dünyada.
Bir yastığa baş koyup birbirlerine düşman tavırlı insanlar tanıyorum ben. önce kendimize dürüst olmamız lazım.
Hiçbir şeyin ömür boyu garantisi yoktur, sevginin de öyle
Çok fazla tüketiyoruz.
İlişkileri de,
Sevgiyi de
Ne bu hızlı tüketim modasına uyup yakaladığımız sevgileri harcamak doğru, ne de tapu senedi gibi garanti görmek doğru.
Sadece kendimizle birlikte sevgileri de tazelemek gerek
Arada bir önce sevgimizi kendimize sonrada karşımızdakine hissettirmek gerekiyor