Cell o
09-15-2007, 13:42
Kendini ne kadar anlayabilir ki insan?Ne kadar anlatabilir ki zamana,dostuna,yalnızlığına,annesine,oyuncağına,se vgilisine?Anlatsa..anlarlar mı ki?
Koskoca bir duvar olur hayat bazen..Üstüne üstüne gelir insanın..Gözlerin dolar da,ağlayamazsın..Annen kırar mesela kalbini...Olamaz mı?Yine de kendi içine çekilip,kızgınlığını,kırgınlığını yaşayamazsın...Derinden bir melodi rahatlatmaya çalışır ruhunu...Gözlerini kapar da,susarsın...Ama işe yaramaz.Bedeni rahatlatmaz..Sadece ruhunu kandırır,aldanışınla avunursun..Gökyüzü mavidir oysa.Yağmurlar bereket..Kuşlar özgürdür,tutamaz hiçbirşey onları..Birtek sen kelepçelerle yaşarsın.Bir tek sen kalabalıklarda kaçarsın,kendi gölgenden...Tanıyamazsın kendini..Gölgen bile uzaklaşır senden.Belki de ona asla ulaşamazsın..Savurur adımların seni rastgele..Üstelik bu garip yolculukta adımlarına sende yardımcı olursun.Geçer mevsimlerin üzerinden,güzden,güneşten,buluttan,topraktan,ıslak ,kuru ya da çamurlu yollardan..Dönüşler belirsizdir..Dönüşler umutsuz,gülüşler uzak,uzaklar tuzak....tuzaklar yakın,yakınlar dün düşünde..!
Uykusuz gecelerin,dün düşünü gerçeğinle yaşarken,ne kadar anlayabilirsin ki kendini,hatalarını,yokluklarını,yitirdiklerini,asl a dönmeyecekleri,gittiğin yolun nereye varacağını,nerede biteceğini,kendinden uzaklaştıkça hayattan koptuğunu..?
Ya da,hiç anlamamak mı acaba en iyisi?Düşünmemek mi?Boşvermek mi gerek bazen,insan hiç bilemiyor ki...?Yalancı bir tebessümle mi bakmalı hayata?Gözleri sımsıkı kapamalı mı?Her şeyi olduğu yerde,olduğu gibi bırakmak,hayatı yaşamak mı?Yaşayan ölüler olmaz mı ozaman bu hayatı soluyanlar..?Anladım,tamam...Bu kadar soru yeter artık..Ben vazgeçtim tamam..Gözlerimi kapıyorum,susuyorum,anlamak ta istemiyorum...Artık,neye yarayacak sa..?
Saadet Kamışlıoğulları
Koskoca bir duvar olur hayat bazen..Üstüne üstüne gelir insanın..Gözlerin dolar da,ağlayamazsın..Annen kırar mesela kalbini...Olamaz mı?Yine de kendi içine çekilip,kızgınlığını,kırgınlığını yaşayamazsın...Derinden bir melodi rahatlatmaya çalışır ruhunu...Gözlerini kapar da,susarsın...Ama işe yaramaz.Bedeni rahatlatmaz..Sadece ruhunu kandırır,aldanışınla avunursun..Gökyüzü mavidir oysa.Yağmurlar bereket..Kuşlar özgürdür,tutamaz hiçbirşey onları..Birtek sen kelepçelerle yaşarsın.Bir tek sen kalabalıklarda kaçarsın,kendi gölgenden...Tanıyamazsın kendini..Gölgen bile uzaklaşır senden.Belki de ona asla ulaşamazsın..Savurur adımların seni rastgele..Üstelik bu garip yolculukta adımlarına sende yardımcı olursun.Geçer mevsimlerin üzerinden,güzden,güneşten,buluttan,topraktan,ıslak ,kuru ya da çamurlu yollardan..Dönüşler belirsizdir..Dönüşler umutsuz,gülüşler uzak,uzaklar tuzak....tuzaklar yakın,yakınlar dün düşünde..!
Uykusuz gecelerin,dün düşünü gerçeğinle yaşarken,ne kadar anlayabilirsin ki kendini,hatalarını,yokluklarını,yitirdiklerini,asl a dönmeyecekleri,gittiğin yolun nereye varacağını,nerede biteceğini,kendinden uzaklaştıkça hayattan koptuğunu..?
Ya da,hiç anlamamak mı acaba en iyisi?Düşünmemek mi?Boşvermek mi gerek bazen,insan hiç bilemiyor ki...?Yalancı bir tebessümle mi bakmalı hayata?Gözleri sımsıkı kapamalı mı?Her şeyi olduğu yerde,olduğu gibi bırakmak,hayatı yaşamak mı?Yaşayan ölüler olmaz mı ozaman bu hayatı soluyanlar..?Anladım,tamam...Bu kadar soru yeter artık..Ben vazgeçtim tamam..Gözlerimi kapıyorum,susuyorum,anlamak ta istemiyorum...Artık,neye yarayacak sa..?
Saadet Kamışlıoğulları