Hesaplaşma [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hesaplaşma


Cell o
09-16-2007, 11:29
Oturmuş odanın bir köşesine vicdanım…
Masumca köşeye sıkışmış öylece bakıyor bana gözlüklerinin üstünden. 15-16 yaşlarında bir erkek çocuğu,kirli üstü saçı başı. Bıkmış yaşanmamışlıktan. Bıkmış doymamışlıktan. Doyurulamamış ki. Esmerce , kısa boylu sanırım gözleri koyu yeşil. Bakışlarında çok derin anlamlar var. Kavramlar arası gidip gelişleri çok belli. Doğruyu bulmak için uğraşmış, bulamadığı için rahatsız. Kısacık çok karışık saçları var. Üzerindeki kirli giysilerden belli ki yıkanmaktan da bıkmış. Orta yaş bunalımında bir yetişkin gibi. Depresyonda benim vicdanım.

Soru sormak incitecek belli. Yemek yemek ister mi acaba? Yiyebilir mi insan vicdanıyla yemek? Peki bir şarkıda düet yapabilir mi? Ne soracağımı şaşırdım öyle çok şey var ki, duruşundan belli öyle yanlışı var ki…
Anlatmaya başlıyor bir bir.

Çok küçükmüş… Hayatı sormaya sorgulamaya başladığında belki de bebek denecek yaştaymış. Yanlışlar yapmış hayatı yanlış olmuş. Yalan girmiş sonra işin içine ve çıkılmaz hale gelmiş. Her sözünde yalan kokusu var bana bile kendini nasıl inandıracağını şaşırmış sanki. Gel gitleri var. Kendiyle savaşı var içten içe hain bir gülümseyişi var hayata. Bırakıp kaçmak gitmek istiyormuş. Tutunacak bir şeyi kalmamış hayatta. Kazanmak için direnecek gücü yokmuş ve hep birilerine tutunma ihtiyacı hissediyormuş. Bana tutunacakmış, başka birine tutunacakmış. Birilerinin kollarına atılacakmış… Vicdanım kollarımda şimdi.
Aramızdaki çekim benim ona acımam onunda bıkmışlığından başka bir şey değil. Biraz soğuk,titriyor. Elleri çok zayıf,vücudu da öyle. Yemez içmez benim vicdanım. Yemez içmez düşünür. Savaşır beynini yorar, çözümsüzlüklerle boğuşur,boğulur yeniden dirilişi için tutunur bir yılana…

“Rahat değilim” diyor bağıra çağıra. “Bitsin bu hayatım, bitsin bu ızdırabım” diyor. Ne yapmalı nasıl sağlam destek vermeli? Aklıma da bir şey gelmez oldu. “Bu karamsarlık niye ne eksiğin var ki” diyorum. “Olmaz öyle eksiğim yok ama istediğim gibi yaşayacak beynim varken yaşayamıyorum” diyor. Bu sözün üstüne ne söylenebilir ki daha. Ne denir ? “Peki ya aç insanlar onlar ne olacak, ya evleri olmayan sokakta yaşayanlar. Yeter artık toparla kendini git yüzünü yıka duş al -eskiden duş aldığında yenilenirdin öyle derdin- ne yapman gerekiyorsa yap.” Dedim dayanamadım bağırdım. Ne bu böyle eli yüzü çamur içinde saçı başı dağılmış, kendinden geçmiş. Hiç düşünmez mu? Haline şükretmeyi bilmez mi? “Kolay değil o kadar” diyor, sesini yükselterek devam ediyor.

“Ben sorguladım hayatı hep, hep kafamı dağıtmak için uğraştım, çoğu zaman beynime de lanet ettim ama yapamadım yine vazgeçmedim. Farklı olmak istedim herkesten. Ben farklı olmalıydım. Farklı yaşamalı, farklı yemeli, farklı gezmeliydim. Farklı olmalıydım anlıyor musun?”
--İşin var çalış o zaman…
--Hayır istemiyorum. Bu işi istemiyorum. Çalışamam burada verimli olamam. Burada kapana sıkıştım ben.
--Sen böylesin sen, hep aynısın ağlama…

Kopup gidiyorum benliğimden başka bir ruh var içimde ki vicdanını rahatlatamayan bir ruh bu. Kısır bir döngü bu ruh,benlik ve birlik arasında . Susuyor sakinlemiş gibi biraz. Derince bir iç çekiyor her zamanki gibi. “Ben niye böyle oldum bende bilmiyorum,Gül” diyor.

Gül Seren

Kartal Busbey
06-29-2008, 08:23
Tesekkurler..;)