ölüm var ölüm
09-17-2007, 09:04
Günaha önem vermemek ne demek
Sual: Kitaplarda mekruha veya sünnete önem vermemenin küfür olduğu bildiriliyor. Harama önem vermemek de küfür oluyor. Bir sünneti yapmayan, bir mekruhu veya haramı işleyen o mekruha ve haram önem vermemiş mi oluyor? İçki içen, açık gezen bayan harama önem vermemiş mi oluyor?
CEVAP
Bu çok ince bir meseledir.
Bir kimse, işlediği haramın, haram olduğunu kesin olarak biliyorsa, yapılmaması gerektiğine inanıyorsa, yapmamasının iyi olacağını biliyorsa, yani yaptığına üzülüyorsa, nefsine kötü arkadaşa uyarak günah işliyorsa, harama önem vermemiş sayılmaz, yani ona kâfir denmez.
Bu günahları gayet tabii olarak görüyor, işlerken zerre kadar üzülmüyorsa, (Günah işliyorum ama kalbim temiz, sen kalbe bak, bu kadar günahın zararı olmaz) diyorsa, yani günah işlemek tabii geliyor ve işlediği için hiç üzülmüyorsa, o zaman günaha önem vermemiş olur; yani küfre girer. Önem vermemek zerre kadar da olsa üzülmemek demektir.
Allah kimleri sever?
Sual: Allahü teâlâ kimleri sever?
CEVAP
Dinin emirlerini yapıp yasaklarından kaçan Müslümanları sever. Hubb-i fillah buğdi fillah üzere olanları sever. Her işi ihlasla yapan Müslümanları sever. Bir hadis-i şerif meali:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Benim için birbirlerini sevenleri, benim için oturup sohbet edenleri, benim için mal ve canını birbirlerine feda edenleri ve benim için birbirlerini ziyaret eden Müslümanları sevmemi vacib kıldım.) [Taberani]
İnşallah demek
Sual: Şafiiler, elbette müminim demiyorlar da, niçin inşallah müminim diyorlar? İnşallah ne demektir?
CEVAP
İnşallah, Allah izin verirse, Allah nasip ederse manasına, bütün işlerini Allahü teâlânın dilemesine havale etmek için söylenen sözdür.
İmam-ı Gazali hazretleri, Şafiilerin niye inşallah dediklerini açıklarken buyuruyor ki:
Şu dört husustan dolayı Şafiiler inşallah diyorlar:
1- Ben elbette müminim, ben elbette âlimim demek kendini övmek sayılmasından korkarak inşallah demişlerdir. Çünkü hikmet ehli bir zata sormuşlar, doğru olduğu halde, çirkin olan şey nedir diye, o da, (Doğru olarak da, kişinin kendisini övmesi çirkindir) buyurmuştur.
Bir kimseye doktor musun, âlim misin diye sorulunca, doktorluğu kesin olduğu halde, sırf övünmemek için, inşallah doktorum demesi yanlış olmaz.
Bir âyet-i kerime meali:
(Kendinizi tezkiye etmeyin, temize çıkarmayın, övünmeyin.) [Necm 32]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Âlimim diyen cahildir.) [Taberani] (Âlim övünmez, övünen, gerçek âlim olamaz.)
2- Her zaman Allah’ın adını anmak için inşallah denir. Bir âyet-i kerime meali:
(Bir işi inşallah demeden yarın yapacağım deme.) [Kehf 23, 24]
Sadece şüpheli şeylerde değil, kesin olan şeylerde de inşallah denir. Bir âyet-i kerime meali:
(İnşallah Mescid-i harama gireceksiniz.) [Fetih 27]
Bunu bizzat Allahü teâlâ bildiriyor. Siz Mekke’yi fethedeceksiniz buyuruyor. İnşallah demeyi öğretmek için böyle bildiriyor. Peygamber efendimiz de, ölmek kesin olduğu halde, inşallah öleceğiz diyor. Mezarlığa uğrayınca buyuruyor ki:
(Esselamü aleyküm, ey müminler diyarı, inşallah biz de sizlere ulaşacağız.) [Müslim]
3- Hakiki imana kavuşmuş, kâmil iman sahibine de, imanı zayıf olana da mümin denir. Kâmil mümin anlamında inşallah müminim diyorlar. Burada inşallah demeleri ben mümin değilim demek değildir. Kâmil mümin, gerçek mümin olurum inşallah anlamındadır. Bir âyet-i kerime meali:
(İşte bunlar, gerçek müminlerdir.) [Enfal 4]
Bir kimse kendisinin kâmil mümin olup olmadığında şüphe etmesi yanlış değildir. Bu anlamda (İnşallah müminim) demek caiz olur. Burada mümin olmaktan şüphe edilmiyor, kâmil mümin olmaktan şüphe ediliyor. İman, ibadetle kâmil hâle gelir. Ancak ibadetlerimizin kâmil olduğunu bilemeyiz. İnşallah kâmil iman sahibiyim anlamında, (inşallah müminim) demek caiz olur.
4- Son nefeste imansız ölmekten korkulur. Hiç kimse garanti imanlı öleceğini bilemez. Eğer imansız ölürse bütün iyi amelleri yok olur. Amellerin kabul olması son nefeste imanlı ölmeye bağlıdır. Oruçlu kimseye kuşluk vakti oruçlu musun diye sorulsa, (Elbette oruçluyum) der. Ancak akşamdan önce orucu bozulursa, oruçluyum demesinin hükmü kalmaz ve yalancı sayılır. Orucun sahih olması için akşam ezanına kadar orucun bozulmaması şarttır. İmanın sahih olması için de son nefeste de imanlı olmak şarttır. Bir kimse, imanlı yaşar kâfir olarak ölebilir, kâfir olarak yaşar sonunda iman eder, mümin olarak ölebilir. Artık kâfir olarak yaşamasının hiç kıymeti kalmadığı gibi, imansız ölenin de mümin olarak yaşamasının hiç kıymeti olmaz. Ebüdderda hazretleri, (İmansız ölmekten korkmayan imansız ölür) buyuruyor. Bir âyet-i kerime meali:
(İşlerin akıbeti, sonucu Allah'a aittir.) [Hac 41]
İman, sahibini Cennete koyar. Oruç, Allah’ın hakkını öder. Akşama kadar devam etmeyip bozulan oruç, oruç sayılmayacağı, borcu ödeyemeyeceği gibi, son nefese kadar, devam etmeyen iman da, sahibini Cennete koyamaz. Bu, artık iman sayılmaz. İşte bu sebeplerden dolayı inşallah müminim demişlerdir. Son nefeste de imanla ölürüm inşallah anlamındadır. (İhya)
[Yukarıda İmam-ı Gazali hazretlerinin bildirdikleri Şafii mezhebine göredir. Biz Hanefiler, (Elbette müminim) demeliyiz.]
Sual: Bir arkadaş, kısa kollu ve takkesiz namaza dururken, dur, takke vereyim, şu gömleği de giy dedim. Lüzumu yok diyerek reddetti. Sünnete veya mekruha önem vermemenin dindeki yeri nedir?
CEVAP
Belki takkenin sünnet olduğunu, kolu açık namaz kılmanın mekruh olduğunu bilmiyordur. Namaz kılan kimse, bilerek böyle yapmaz. Çünkü Sünnete ve mekruha önem vermemek küfür olur. Halbuki haramı haram bilerek işlemek küfür olmaz, ama harama önem vermemek, mekruha önem vermemek küfür olur.
Sual: Kitaplarda mekruha veya sünnete önem vermemenin küfür olduğu bildiriliyor. Harama önem vermemek de küfür oluyor. Bir sünneti yapmayan, bir mekruhu veya haramı işleyen o mekruha ve haram önem vermemiş mi oluyor? İçki içen, açık gezen bayan harama önem vermemiş mi oluyor?
CEVAP
Bu çok ince bir meseledir.
Bir kimse, işlediği haramın, haram olduğunu kesin olarak biliyorsa, yapılmaması gerektiğine inanıyorsa, yapmamasının iyi olacağını biliyorsa, yani yaptığına üzülüyorsa, nefsine kötü arkadaşa uyarak günah işliyorsa, harama önem vermemiş sayılmaz, yani ona kâfir denmez.
Bu günahları gayet tabii olarak görüyor, işlerken zerre kadar üzülmüyorsa, (Günah işliyorum ama kalbim temiz, sen kalbe bak, bu kadar günahın zararı olmaz) diyorsa, yani günah işlemek tabii geliyor ve işlediği için hiç üzülmüyorsa, o zaman günaha önem vermemiş olur; yani küfre girer. Önem vermemek zerre kadar da olsa üzülmemek demektir.
Allah kimleri sever?
Sual: Allahü teâlâ kimleri sever?
CEVAP
Dinin emirlerini yapıp yasaklarından kaçan Müslümanları sever. Hubb-i fillah buğdi fillah üzere olanları sever. Her işi ihlasla yapan Müslümanları sever. Bir hadis-i şerif meali:
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Benim için birbirlerini sevenleri, benim için oturup sohbet edenleri, benim için mal ve canını birbirlerine feda edenleri ve benim için birbirlerini ziyaret eden Müslümanları sevmemi vacib kıldım.) [Taberani]
İnşallah demek
Sual: Şafiiler, elbette müminim demiyorlar da, niçin inşallah müminim diyorlar? İnşallah ne demektir?
CEVAP
İnşallah, Allah izin verirse, Allah nasip ederse manasına, bütün işlerini Allahü teâlânın dilemesine havale etmek için söylenen sözdür.
İmam-ı Gazali hazretleri, Şafiilerin niye inşallah dediklerini açıklarken buyuruyor ki:
Şu dört husustan dolayı Şafiiler inşallah diyorlar:
1- Ben elbette müminim, ben elbette âlimim demek kendini övmek sayılmasından korkarak inşallah demişlerdir. Çünkü hikmet ehli bir zata sormuşlar, doğru olduğu halde, çirkin olan şey nedir diye, o da, (Doğru olarak da, kişinin kendisini övmesi çirkindir) buyurmuştur.
Bir kimseye doktor musun, âlim misin diye sorulunca, doktorluğu kesin olduğu halde, sırf övünmemek için, inşallah doktorum demesi yanlış olmaz.
Bir âyet-i kerime meali:
(Kendinizi tezkiye etmeyin, temize çıkarmayın, övünmeyin.) [Necm 32]
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Âlimim diyen cahildir.) [Taberani] (Âlim övünmez, övünen, gerçek âlim olamaz.)
2- Her zaman Allah’ın adını anmak için inşallah denir. Bir âyet-i kerime meali:
(Bir işi inşallah demeden yarın yapacağım deme.) [Kehf 23, 24]
Sadece şüpheli şeylerde değil, kesin olan şeylerde de inşallah denir. Bir âyet-i kerime meali:
(İnşallah Mescid-i harama gireceksiniz.) [Fetih 27]
Bunu bizzat Allahü teâlâ bildiriyor. Siz Mekke’yi fethedeceksiniz buyuruyor. İnşallah demeyi öğretmek için böyle bildiriyor. Peygamber efendimiz de, ölmek kesin olduğu halde, inşallah öleceğiz diyor. Mezarlığa uğrayınca buyuruyor ki:
(Esselamü aleyküm, ey müminler diyarı, inşallah biz de sizlere ulaşacağız.) [Müslim]
3- Hakiki imana kavuşmuş, kâmil iman sahibine de, imanı zayıf olana da mümin denir. Kâmil mümin anlamında inşallah müminim diyorlar. Burada inşallah demeleri ben mümin değilim demek değildir. Kâmil mümin, gerçek mümin olurum inşallah anlamındadır. Bir âyet-i kerime meali:
(İşte bunlar, gerçek müminlerdir.) [Enfal 4]
Bir kimse kendisinin kâmil mümin olup olmadığında şüphe etmesi yanlış değildir. Bu anlamda (İnşallah müminim) demek caiz olur. Burada mümin olmaktan şüphe edilmiyor, kâmil mümin olmaktan şüphe ediliyor. İman, ibadetle kâmil hâle gelir. Ancak ibadetlerimizin kâmil olduğunu bilemeyiz. İnşallah kâmil iman sahibiyim anlamında, (inşallah müminim) demek caiz olur.
4- Son nefeste imansız ölmekten korkulur. Hiç kimse garanti imanlı öleceğini bilemez. Eğer imansız ölürse bütün iyi amelleri yok olur. Amellerin kabul olması son nefeste imanlı ölmeye bağlıdır. Oruçlu kimseye kuşluk vakti oruçlu musun diye sorulsa, (Elbette oruçluyum) der. Ancak akşamdan önce orucu bozulursa, oruçluyum demesinin hükmü kalmaz ve yalancı sayılır. Orucun sahih olması için akşam ezanına kadar orucun bozulmaması şarttır. İmanın sahih olması için de son nefeste de imanlı olmak şarttır. Bir kimse, imanlı yaşar kâfir olarak ölebilir, kâfir olarak yaşar sonunda iman eder, mümin olarak ölebilir. Artık kâfir olarak yaşamasının hiç kıymeti kalmadığı gibi, imansız ölenin de mümin olarak yaşamasının hiç kıymeti olmaz. Ebüdderda hazretleri, (İmansız ölmekten korkmayan imansız ölür) buyuruyor. Bir âyet-i kerime meali:
(İşlerin akıbeti, sonucu Allah'a aittir.) [Hac 41]
İman, sahibini Cennete koyar. Oruç, Allah’ın hakkını öder. Akşama kadar devam etmeyip bozulan oruç, oruç sayılmayacağı, borcu ödeyemeyeceği gibi, son nefese kadar, devam etmeyen iman da, sahibini Cennete koyamaz. Bu, artık iman sayılmaz. İşte bu sebeplerden dolayı inşallah müminim demişlerdir. Son nefeste de imanla ölürüm inşallah anlamındadır. (İhya)
[Yukarıda İmam-ı Gazali hazretlerinin bildirdikleri Şafii mezhebine göredir. Biz Hanefiler, (Elbette müminim) demeliyiz.]
Sual: Bir arkadaş, kısa kollu ve takkesiz namaza dururken, dur, takke vereyim, şu gömleği de giy dedim. Lüzumu yok diyerek reddetti. Sünnete veya mekruha önem vermemenin dindeki yeri nedir?
CEVAP
Belki takkenin sünnet olduğunu, kolu açık namaz kılmanın mekruh olduğunu bilmiyordur. Namaz kılan kimse, bilerek böyle yapmaz. Çünkü Sünnete ve mekruha önem vermemek küfür olur. Halbuki haramı haram bilerek işlemek küfür olmaz, ama harama önem vermemek, mekruha önem vermemek küfür olur.