Masal Masal Içinde [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Masal Masal Içinde


TÜRK
09-23-2007, 00:28
MASAL MASAL İÇİNDE



.......................



“Yaptıklarıma yabancı olmayanlar bu dökümün içinde kullandığım pek çok motifi bulacaklardır: Kardeşler arası rekabet, kahramanın saflığı, işlerin aşılarak yerine getirilmesi ve bütün işlerin işe koşanın öldürülmesiyle sona ermesi; Proitos’un danışmanı (Polyeidos ‘çok şekilli’ anlamına geliyor); romantik üçgen, falan filan. Ama bana en çok hitap eden iki ana imge oldu –Pegasus ve Khimaira. Bu mit üzerine kurulmuş komik bir novella canlandırdım kafamda; Perseusname’ye bir eşlikçi belki. Bunu yazabilmek için daha büyük ve karmaşık bir proje olan Mektuplar adındaki bir romanı bir kennara bıraktım- kendimi kurtarmaya çalıştıkça daha da battığım sonsuz bir notlar, planlar, yanlış başlangıçlar bataklığına dönüşmüştü zaten. Umutla daha basit olan projeye yöneldim, durmaksızın bir buçuk yıl üzerinde çalıştım –ne yazık ki o da bir bataklığa dönüştü, bir sürü manevi akçeyi de boşa ziyan etmiş oldum. Bunu Yazar Tıkanıklığı denen meşhur hastalığa ilk kez yakalanmam takip etti; yirmili otuzlu yaşlarımın kibiriyle kendimi ona karşşı bağışık sandığım bir illet; habis bir kitleyi inceler gibi büyük bir merak ve had safhada korkuyla inceledim onu. Uzun bir zaman ne olduğunu anlayamadım –ama İnayet ihsan edilip de sonra ellerinden alınan mistiklerin neden yasa büründüklerini gayet iyi anladım. Belli bir sannatçının bir senede gücünün azaldığını ya da çekildiğini farketmesi dünya için pek de öyle büyük bir mesele değil doğrusu; oysa her ne kadar yeteneği az olsa da sanatçının kendisi için yaratıcı güç ruhunun günlük hayatı için cinsel güç kadar hayati bir şey- bu en azından bir erkek için İnayet kadar karşı konmaz bir benzetme ve o ölçüde de tehlikeli.



Zamanla beni neyin hasta ettiğini anlamaya başladım, sanırım; zaten hastalık da geçti –dünya açısından bakılırsa pek fark etmez ama beni çok rahatlattı- ve eskisi gibi yoğun bir biçimde yazar buldum kendimi. Ne yazdığım başka bir hikâye, şimdi bizi ilgilendirmiyor; bu küçük kişisel devreyi bugünün dersine giriş olarak anlattım; Tümüyle gayri şahsi bir edebi estetik ilkesi, ki onun doğasını anlayınca Bellerophon hikâyesinde çektiğim zorluk aydınlandı ve sanırım hem bataklıktan hem de mitten kurtuldum.



“Genel ilkenin, kanaatimce, sıradan eleştiri sözlüğümüzde hiçbir adı yok; ben bunu Metaforik Vasıtalar ilkesi olarak düşündüm, yazarın metninin mümkün olduğunca fazla öğesini ve yönünü simgesel olduğu kadar dramatik değerlerle donatmasını kastediyorum: Sadece hikâyenin ‘biçimi’, anlatısal bakış açısı, ton ve benzerlerini değil, başarılabildiğinde bizatihi türü, tarzı ve ortamı, anlatı sürecinin ta kendisi –sanat eserinin gerçeğini örnek vereyim:?”



..............................

John Barth

Kartal Busbey
06-29-2008, 08:44
Tesekkurler..;)