TÜRK
09-24-2007, 18:52
KIZIMA MEKTUP
O yılımın geçici mutluluğu
Yaz güneşinin bir parçası olup kalan
Yavrum, küçük kızım, merhaba.
Bu yorgun selamı, sana baban gönderiyor!
Bilgili bir adam gibi gittiğim zamanı,
Özgürlüğümün parçası olup kalan
Tanımayan kızım, merhaba.
Babanın selamını kabul eder misin?
Sana ben hapishaneden yazıyorum
Hem de katı kurallarla donanmış bir hapishaneden…
Hiç şaşırma kızım
Vücudumun, gönlümün minik mıknatısı
O minik mıknatısın çekmesine gerek kalmadan
Mutluluk ve keder, ikisinin sınırında yürürken
Baban cesurdu, hem de aktı
Dostları, bir de itibarı vardı
İnsan, yerçekimi ile gökyüzü arasındaki
Güçlü tezatlıkla ayakta durur
Dağa da çıkar, uzaya da uçar
Düşse de tekrar dünyaya döner
Düştüğünde toprağın altına da geçer
Mutlak hükmeden güce göre
Eninde-sonunda toprağın altına girer, yavrum
Kalbimin altın mıknatısı
Merkezden kaçan güç olup baban
Demir parmaklıklara, göktaşı olup girdi
Yaramazlık zamanım bitip, yavrum sana çekiliyorum
Kalbim sarsılıyor
Kızım, şimdi büyümüşsündür
Geçmişi sorgular gibi, geleceği hisseder gibi
İnsanların anlamayacağı resimleri
Rengarenk kalemlerle karalayıp duruyorsundur
Babanın şiir yazan dilini
Mükemmel öğrenmişsindir… annenle
Durmadan konuşuyorsundur, iyi öğren
Hatasız yazmasını da öğren
Gördüğün her şeyi öğretmeninden sor
Düşündüğün her şeyi annenden sor
Ama kızım, “babama ne oldu?” diye
Hiçkimseye sorma
Bunu kimse sana söylemez
Annen bile belki gerçeği söylemez, sorma!
Eninde-sonunda zaman sana her şeyi gösterecek
Bu dünya sana söyleyecek
Belki sen çocuk aklınla
Yarın, hatta şimdi
Babam gelecek diye düşünüyorsundur
Beni mükemmel biri sanıyorsundur
Olimpiyat serbest güreş şampiyonu gibi
Kendine güvenen, güçlü, yapılı
Şık ve bir bakan gibi madalyalı
Konforlu arabası olan…
Işık saçan becerikli baban
Evinin kapısında ihtişamla durup
İnsanların dikkatini çekip yüksek sesle
“Kızım” diye çağıracağını düşünüyorsundur
Zavallı kızımın böyle düşünmek hakkı!
İnsan insana, baba kızına
Şefkatli görünmeli
Bu bir kanundur
Şimdi ben, senin düşündüğün gibi
Geldim diyelim, evin kapısında
Bir şampiyon gibi değil
Şeytan gibi duracağım
Yüreğimi söküp almış gibi
Sol yanımda boşluk, göğsüm yaralı
Yorgun ve zayıf, sahipsiz
Yüzü bembeyaz görüneceğim
Cesede dönmüş bu insanı
Gördüğünde korkacaksın, mutlaka kaçacaksın
Kapının ardına saklanıp, anneni çağıracaksın
Belki annen de korkacak, evin de korkacak
Ön-arka komşuların babaları
Yönetici, anaokulu öğretmeni
Cam arabalı büyük bakan da korkacak
Yeni baban da korkacak
R. ÇOİNOM
Moğolca'dan Çeviri: Naz FERNÎBA
O yılımın geçici mutluluğu
Yaz güneşinin bir parçası olup kalan
Yavrum, küçük kızım, merhaba.
Bu yorgun selamı, sana baban gönderiyor!
Bilgili bir adam gibi gittiğim zamanı,
Özgürlüğümün parçası olup kalan
Tanımayan kızım, merhaba.
Babanın selamını kabul eder misin?
Sana ben hapishaneden yazıyorum
Hem de katı kurallarla donanmış bir hapishaneden…
Hiç şaşırma kızım
Vücudumun, gönlümün minik mıknatısı
O minik mıknatısın çekmesine gerek kalmadan
Mutluluk ve keder, ikisinin sınırında yürürken
Baban cesurdu, hem de aktı
Dostları, bir de itibarı vardı
İnsan, yerçekimi ile gökyüzü arasındaki
Güçlü tezatlıkla ayakta durur
Dağa da çıkar, uzaya da uçar
Düşse de tekrar dünyaya döner
Düştüğünde toprağın altına da geçer
Mutlak hükmeden güce göre
Eninde-sonunda toprağın altına girer, yavrum
Kalbimin altın mıknatısı
Merkezden kaçan güç olup baban
Demir parmaklıklara, göktaşı olup girdi
Yaramazlık zamanım bitip, yavrum sana çekiliyorum
Kalbim sarsılıyor
Kızım, şimdi büyümüşsündür
Geçmişi sorgular gibi, geleceği hisseder gibi
İnsanların anlamayacağı resimleri
Rengarenk kalemlerle karalayıp duruyorsundur
Babanın şiir yazan dilini
Mükemmel öğrenmişsindir… annenle
Durmadan konuşuyorsundur, iyi öğren
Hatasız yazmasını da öğren
Gördüğün her şeyi öğretmeninden sor
Düşündüğün her şeyi annenden sor
Ama kızım, “babama ne oldu?” diye
Hiçkimseye sorma
Bunu kimse sana söylemez
Annen bile belki gerçeği söylemez, sorma!
Eninde-sonunda zaman sana her şeyi gösterecek
Bu dünya sana söyleyecek
Belki sen çocuk aklınla
Yarın, hatta şimdi
Babam gelecek diye düşünüyorsundur
Beni mükemmel biri sanıyorsundur
Olimpiyat serbest güreş şampiyonu gibi
Kendine güvenen, güçlü, yapılı
Şık ve bir bakan gibi madalyalı
Konforlu arabası olan…
Işık saçan becerikli baban
Evinin kapısında ihtişamla durup
İnsanların dikkatini çekip yüksek sesle
“Kızım” diye çağıracağını düşünüyorsundur
Zavallı kızımın böyle düşünmek hakkı!
İnsan insana, baba kızına
Şefkatli görünmeli
Bu bir kanundur
Şimdi ben, senin düşündüğün gibi
Geldim diyelim, evin kapısında
Bir şampiyon gibi değil
Şeytan gibi duracağım
Yüreğimi söküp almış gibi
Sol yanımda boşluk, göğsüm yaralı
Yorgun ve zayıf, sahipsiz
Yüzü bembeyaz görüneceğim
Cesede dönmüş bu insanı
Gördüğünde korkacaksın, mutlaka kaçacaksın
Kapının ardına saklanıp, anneni çağıracaksın
Belki annen de korkacak, evin de korkacak
Ön-arka komşuların babaları
Yönetici, anaokulu öğretmeni
Cam arabalı büyük bakan da korkacak
Yeni baban da korkacak
R. ÇOİNOM
Moğolca'dan Çeviri: Naz FERNÎBA