ρυяєgση
09-26-2007, 00:23
ayna... ayna... söyle bana... var mı benden güzeli dünyada...
niye sorar üvey anne.. aynaya hem de...
aynanın sesi neden erkektir... oysa o ayna değil mi... yansıttığı bir kadınsa kadın sesi gelmeli değil mi...
ayrıca üvey anne neden aynayla konuşur da bir arkadaşıyla ya da kardeşiyle konuşmaz... ya da kocasına sormaz bu en önemli gördüğü soruyu... yalnız mıdır... yalnızlığının inşa eden nedir... neyi paylaşır sırdaşlarıyla... suskun mudur gün boyunca... yarışabildiği tek alan güzellik midir...neden yarış bu kadar esaslı bir yer tutar hayatında... ya güzellik neden nirengi noktasını oluşturur... neden evlendiği adamın kızıyla didişir bu kadar... neden kocasıyla sohbet etmez krallığın ormanında... ata binip gezmez... ya da terzilerine ipeklerden giysiler diktirmez... neden gününün önemli kısmını aynanın önünde geçirir de mesela bir çocuk doğurmaz... ailesinden kimseyi misafir etmez krallıkta... üvey anne kraliçe... hayatı yalnızca güzellik üzerine kurulu kadınların en garibi... herşey elinin altında aslında... ama o, çirkin ve yaşlı bir kadın kılığına girmeyi bile kabullenip pamuk prensese kırmızı elma yedirmeyle uğraşıyor... bir yandan da cadılıkla... nedir bu kadının derdi... kötü bir çocukluk mu geçirmiş... kraliçeliğini güzelliğine borçlu olduğunu mu düşünüyor... güzel olmasaydı pamuk prensesin babası evlenir miydi onunla peki... koca masalda niye sesi nerdeyse hiç duyulmaz kral hazretlerinin... karısına nasıl bakar bilinmez... kraliçenin aynayla bu kadar hemhal olmasındaki rolünden hiç mi haberdar değildir... kullanılmış hisseder mi kendini acaba... yoksa tacının görkemine mi kapılmıştır... ya da hiç birşey umrunda değil midir..
üvey anne kraliçe kralla tanışmadan önce başka birini sevdi mi acaba... neden evli ve çocuklu bir adamla evlenmeyi kabul etti... niye bu kadar mutsuzdu bu kadın...
ya ayna niye bu kadar inatçıydı...
niye sorar üvey anne.. aynaya hem de...
aynanın sesi neden erkektir... oysa o ayna değil mi... yansıttığı bir kadınsa kadın sesi gelmeli değil mi...
ayrıca üvey anne neden aynayla konuşur da bir arkadaşıyla ya da kardeşiyle konuşmaz... ya da kocasına sormaz bu en önemli gördüğü soruyu... yalnız mıdır... yalnızlığının inşa eden nedir... neyi paylaşır sırdaşlarıyla... suskun mudur gün boyunca... yarışabildiği tek alan güzellik midir...neden yarış bu kadar esaslı bir yer tutar hayatında... ya güzellik neden nirengi noktasını oluşturur... neden evlendiği adamın kızıyla didişir bu kadar... neden kocasıyla sohbet etmez krallığın ormanında... ata binip gezmez... ya da terzilerine ipeklerden giysiler diktirmez... neden gününün önemli kısmını aynanın önünde geçirir de mesela bir çocuk doğurmaz... ailesinden kimseyi misafir etmez krallıkta... üvey anne kraliçe... hayatı yalnızca güzellik üzerine kurulu kadınların en garibi... herşey elinin altında aslında... ama o, çirkin ve yaşlı bir kadın kılığına girmeyi bile kabullenip pamuk prensese kırmızı elma yedirmeyle uğraşıyor... bir yandan da cadılıkla... nedir bu kadının derdi... kötü bir çocukluk mu geçirmiş... kraliçeliğini güzelliğine borçlu olduğunu mu düşünüyor... güzel olmasaydı pamuk prensesin babası evlenir miydi onunla peki... koca masalda niye sesi nerdeyse hiç duyulmaz kral hazretlerinin... karısına nasıl bakar bilinmez... kraliçenin aynayla bu kadar hemhal olmasındaki rolünden hiç mi haberdar değildir... kullanılmış hisseder mi kendini acaba... yoksa tacının görkemine mi kapılmıştır... ya da hiç birşey umrunda değil midir..
üvey anne kraliçe kralla tanışmadan önce başka birini sevdi mi acaba... neden evli ve çocuklu bir adamla evlenmeyi kabul etti... niye bu kadar mutsuzdu bu kadın...
ya ayna niye bu kadar inatçıydı...