Mübtez'el çakal Türktenöte [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Mübtez'el çakal Türktenöte


Kaptan-ı Derya
09-26-2007, 11:05
MÜBTEZ'EL ÇAKAL TÜRKTENÖTE Prof.Dr. Metin ERGUN 25 Eylul 2007 03:46 Dünyanın bütün milletlerinde hayvanlar sembol olarak kullanılır. Milletler, bulundukları coğrafyada yaşayan hayvanların içinden kendi karakterlerine uygun olanını sembol olarak seçerler. Kimisi ayıyı, kimisi aslanı, kimisi kartalı, kimisi kargayı, kimisi ejderhayı seçmiştir. Türkler ise bozkurdu kendilerine sembol olarak seçmiştir.
Kültür tarihi araştırmalarım sırasında Afrika'daki ve Okyanuslardaki bazı kabilelerin kendilerine sembol olarak "çakal"ı seçtiklerini okumuştum.
Kültür tarihçileri, araştırmalarında mutlaka sebep-sonuç ilişkisini ortaya koyarlar. Yani sadece kültürel olguyu tespit etmekle kalmazlar, aynı zamanda o olgunun ortaya çıkmasına sebep olan psiko-sosyal dürtüyü de bulmaya çalışırlar. Bu tip araştırmalar, bir nevi toplumların tarihsel psikolojik yönlerini, patolojik durumlarını, yaşayışlarını, beslenme alışkanlıklarını vb. yönlerini ortaya çıkarmada ve elde edilen bulgularla günümüzdeki toplumsal davranışlarını tahlil etmede kullanılır.
Kültür araştırmacıları ve psikologlar, bu yöntemi bireyler üzerinde de uygularlar. Bireyin davranış kalıplarından hareketle ondaki nesilden nesile aktarılan kültürel olguları analiz ederler. Kısacası, bu yöntemle kültür araştırmacıları hem toplumların, hem de bireylerin karakter çözümlemesini yaparlar.
Ben de bu yöntemi kullanarak "çakal"ı sembol olarak seçen kabilelerin tarihi ve toplumsal karakterlerini çözümlemeye çalıştım. Araştırmalarımın neticesinde gördüm ki, "çakal"ı kendilerine sembol olarak seçen kabileler, henüz klan dönemini yeni geçmek üzere olan, kültürleşmeyi yaşamayan, toplumsal ahlakı teşekkül etmeyen, değerler sistemi daha oluşmamış olan, hayvanî dürtülerle hareket eden ve aile ve evlenme mefhumlarını bilmeyen, haram ve helal kavramlarını algılayamayan, insan eti yiyen, yani "yamyam" diye nitelendirilen, görünüş itibariyle insan, yaşantı bakımından hayvan kabileler. Kısacası yarı hayvan, yarı insan yaratıklar. Tabiatıyla bu kabilelerdeki bireyler de içinde yaşadıkları bu sürünün dürtü ve alışkanlıklarını kazandıkları için aynı şekilde hareket etmekte ve aynı karakteri göstermektedirler.
Bu kabileleri araştırınca "çakal"ı niçin kutsal bir hayvan olarak gördüklerini daha iyi anladım. Böyle bir yaşantıyı ve karakteri en iyi ifade edecek olan sembol kurt, hele hele bozkurt olmayacağına göre, elbette "çakal" olacaktı. Onları "çakal"dan başka bir sembolün ifade etmesi mümkün değildir.
Daha sonra araştırmalarımı "çakal" sembolü üzerinde yoğunlaştırdım. Ve gördüm ki, "çakal", bu tip kabilelerin dışında kültürleşmeyi yaşamış ve millet olma bilinç ve yapısına ulaşmış olan diğer bütün topluluklarda sembol olarak kullanılmak bir yana, iğrenilen bir hayvan konumundadır.
Türk kültüründe de aynı şekilde "çakal"; kötülüğün, sinsiliğin, müptezelliğin, çirkinliğin, üçkâğıtçılığın, yalancılığın, dönekliğin, sünepeliğin, serseriliğin, pisliğin, çirkinliğin, ahlaksızlığın, nankörlüğün, yediği çanağı pislemenin, ukalalığın, gevezeliğin, lüzumsuzluğun, ne oldum delisi olmanın, şımarıklığın, dedikodu yapmanın, iftira atmanın, kuyrukluk yapmanın, yaltaklanmanın, yaranmanın, düşüklüğün, adiliğin, ucuzluğun, vefasızlığın, sadakatsizliğin ve haramzadeliğin timsali olarak görülmektedir.
Demek ki atalar bunun için demiş: Ardından kırk çakal ulumayan kurda kurt denmez diye...
O zaman hep birlik bir dua edelim: Avlanmayıp kurdun avından arta kalan leşi yiyen böyle MÜBTEZ'EL ÇAKAL TÜRKTENÖTE olsun, Ya Rab! Amin!

anter_os
09-26-2007, 16:41
Bu duaya kesinlikle iştirak ediyorum...

Amin !