ŦĦØŘ
07-24-2007, 15:05
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin devrim niteliğindeki yeni motor teknolojisiyle geliştirdiği insansız uçak dün yapılan denemede sesten yaklaşık on kat daha fazla hıza ulaşarak rekor kırdı. 11,263 km/s hızı gören X43-A böylece mart ayında kırdığı rekoru geliştirmiş oldu. Uzunluğu sadece 3.6 metre, kanat açıklığı 1.5 metre olan insansız deneysel uçak X-43A'nın üçüncü denemesi Pasifik Okyanusu üzerinde gerçekleştirildi. Edwards Hava Üssü'nden kalkan B-52 ağır bombardıman uçağının kanatları altında12 bin metre irtifaya çıkarılan X43-A daha sonra serbest bırakıldı. Pegasus adlı itici roket ile 33 bin metreye tırmanan X43-A daha sonra roketten ayrılarak on saniye boyunca kendi gücüyle süzüldü. X43-A bu sürede en az Mach 9.6'lık (1 mach= sesten bir kat hızlı) hıza ulaştı. Minik uçağın kıyıdan bin 290 km. açıkta denize çakılmasıyla son bulan denemedeki gerçek hız performansı verilerin aylarszüren incelenmesiyle ortaya çıkacak.
KENDİ REKORUNU GELİŞTİRDİ
Dün yapılan deneme, NASA'nın 230 milyon dolarlık Hyper-X programı kapsamında gerçekleştirilen üçüncü test uçuşuydu. Mart ayında yapılan denemede insansız uçak ses hızını yedi kattan (Mach 7) biraz daha fazla aşarak, saatte 7 bin 700 km/s'e ulaşmıştı. X43-A'nın 2001 yılındaki ilk denemesi ise itici roketin parçalanması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
X43-A'dan önce bu alandaki hız rekoru 3 bin 529 km/s (3.2 Mach) ile SR-71 Blackbird adlı uçağına aitti. Rekor 1964 yılından bu yana kırılamıyordu. X-15 olarak adlandırılan bir başka test uçağı 6.7 Mach hıza ulaşmıştı, ancak bu uçakta 'scramjet' yerine geleneksel roketli motor kullanılıyordu.
ABD 2 SAATTE İÇİNDE İSTEDİĞİ YERİ VURABİLECEK
X43-A, uçaklara ve uzay mekiklerine çok daha fazla hızlandırabilecek yeni bir teknoliji (scramjet) ile çalışıyor. Scramjet'ler, motorun içinde havayı sıkıştırmaya dayalı klasik uçak motorlarının aksine, sıkıştırılmış ve hızla hareket eden hava akımı içerisinde yanan hidrojen yakıtının sağladığı ileri itme gücü esasına dayanıyor. Ağır oksijen tankları taşımayan scramjet'ler oksijeni havadan alıyor. Bu özelliği nedeniyle scramjeat'li uçaklar hava soluyan (air breathing) olarak da adlandırılıyor.
İlk etapta askeri projelerde değerlendirilecek olan yeni teknoloji sayesinde örneğin ABD'den kalkan bir uçak, dünyanın herhangi bir yerindeki hedefi en geç iki saat içinde vurabilecek. Bu teknoloji, yeni nesil balistik füzeler ve daha hızlı uçabilen uzay mekiklerinde de kullanılabilecek.
Geleneksel roketlerin en büyük handikabı ağır oksijen tankları taşımak zorunda olmaları. Aslında roketler oksjien tanklarıyla da yüksek hızlara ulaşabiliyor, ancak bu tanklar roketlerin yük taşıma kapasitesini düşmesine neden oluyor.
KENDİ REKORUNU GELİŞTİRDİ
Dün yapılan deneme, NASA'nın 230 milyon dolarlık Hyper-X programı kapsamında gerçekleştirilen üçüncü test uçuşuydu. Mart ayında yapılan denemede insansız uçak ses hızını yedi kattan (Mach 7) biraz daha fazla aşarak, saatte 7 bin 700 km/s'e ulaşmıştı. X43-A'nın 2001 yılındaki ilk denemesi ise itici roketin parçalanması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
X43-A'dan önce bu alandaki hız rekoru 3 bin 529 km/s (3.2 Mach) ile SR-71 Blackbird adlı uçağına aitti. Rekor 1964 yılından bu yana kırılamıyordu. X-15 olarak adlandırılan bir başka test uçağı 6.7 Mach hıza ulaşmıştı, ancak bu uçakta 'scramjet' yerine geleneksel roketli motor kullanılıyordu.
ABD 2 SAATTE İÇİNDE İSTEDİĞİ YERİ VURABİLECEK
X43-A, uçaklara ve uzay mekiklerine çok daha fazla hızlandırabilecek yeni bir teknoliji (scramjet) ile çalışıyor. Scramjet'ler, motorun içinde havayı sıkıştırmaya dayalı klasik uçak motorlarının aksine, sıkıştırılmış ve hızla hareket eden hava akımı içerisinde yanan hidrojen yakıtının sağladığı ileri itme gücü esasına dayanıyor. Ağır oksijen tankları taşımayan scramjet'ler oksijeni havadan alıyor. Bu özelliği nedeniyle scramjeat'li uçaklar hava soluyan (air breathing) olarak da adlandırılıyor.
İlk etapta askeri projelerde değerlendirilecek olan yeni teknoloji sayesinde örneğin ABD'den kalkan bir uçak, dünyanın herhangi bir yerindeki hedefi en geç iki saat içinde vurabilecek. Bu teknoloji, yeni nesil balistik füzeler ve daha hızlı uçabilen uzay mekiklerinde de kullanılabilecek.
Geleneksel roketlerin en büyük handikabı ağır oksijen tankları taşımak zorunda olmaları. Aslında roketler oksjien tanklarıyla da yüksek hızlara ulaşabiliyor, ancak bu tanklar roketlerin yük taşıma kapasitesini düşmesine neden oluyor.