TÜRK
09-26-2007, 23:25
GİZ
Temmuzdan kalan birkaç anıyı
kaçak olarak başkente sürüklediğim
ve adını koyamadığım karanlık bir düş: Erciş.
Masamdaki fotoğrafına bakıyorum da
akıl almaz bir düşe açılıyor kapım.
Gitsem uzaklara,
biriktirdikçe yüreğimde an'lar dönsem
ve ince bir dilim düşse zamandan,
kırılan günün yorgunluğuna.
Aşsam benden içeri olan ben'i:
Ben ki, karşılarım yine kendimi
indiğim her durakta.
Günler, aylar ve hatta yıllar,
o soğuk sokağa varan bir sessizliktir şimdi:
Korkak, ifadesi verilmeyen,
kimsesiz anılardan ibaret.
An giriyor,
benden ayrılıp yine bana eklenen yerde.
Bir tütün yaprağına sarmalanan yalnızlıklar vardır;
her yalnızlık biraz da ölüm.
Yıllardır bana eklenen
ve benimle birlikte çoğalan nedir?
Param parça olmuş aynalardan topluyorum görüntümü;
Gürsöğüt'ün ağaçlarından,
Meram Bağları'ndan,
lüle taşlarından,
Atkaraca'dan,
yazılmamış mektuplardan
ve eğreti sevgilerden;
yitik bir yürek işte.
Akşamın keskin tarafı biraz da hüzün;
uçuk bir renk alıyor anılar gitgide...
Gün doldu, sessiz,
siyah-beyaz bir kareye sıkıştırılmakta an'lar.
Kaçınılması imkansız sokaklara düşüyor yüreğim.
Herşey orada işte.
Orada işte,
her şey yağmur damlasındaki aydınlıkta saklı...
Emine ÖZKAN
Temmuzdan kalan birkaç anıyı
kaçak olarak başkente sürüklediğim
ve adını koyamadığım karanlık bir düş: Erciş.
Masamdaki fotoğrafına bakıyorum da
akıl almaz bir düşe açılıyor kapım.
Gitsem uzaklara,
biriktirdikçe yüreğimde an'lar dönsem
ve ince bir dilim düşse zamandan,
kırılan günün yorgunluğuna.
Aşsam benden içeri olan ben'i:
Ben ki, karşılarım yine kendimi
indiğim her durakta.
Günler, aylar ve hatta yıllar,
o soğuk sokağa varan bir sessizliktir şimdi:
Korkak, ifadesi verilmeyen,
kimsesiz anılardan ibaret.
An giriyor,
benden ayrılıp yine bana eklenen yerde.
Bir tütün yaprağına sarmalanan yalnızlıklar vardır;
her yalnızlık biraz da ölüm.
Yıllardır bana eklenen
ve benimle birlikte çoğalan nedir?
Param parça olmuş aynalardan topluyorum görüntümü;
Gürsöğüt'ün ağaçlarından,
Meram Bağları'ndan,
lüle taşlarından,
Atkaraca'dan,
yazılmamış mektuplardan
ve eğreti sevgilerden;
yitik bir yürek işte.
Akşamın keskin tarafı biraz da hüzün;
uçuk bir renk alıyor anılar gitgide...
Gün doldu, sessiz,
siyah-beyaz bir kareye sıkıştırılmakta an'lar.
Kaçınılması imkansız sokaklara düşüyor yüreğim.
Herşey orada işte.
Orada işte,
her şey yağmur damlasındaki aydınlıkta saklı...
Emine ÖZKAN