HanİnÛl-cİz MÛcİzesİ [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HanİnÛl-cİz MÛcİzesİ


KoRRoN
07-23-2007, 13:30
Mescid-i Nebevî ilk yapıldığı sırada minbersizdi. Resuli Ekrem, hutbe îrad buyurduklarında kuru bir hurma kütüğüne dayanırdı. Uzun bir müddet böyle devam etti. Bilâhare ashabın isteği üzerine 3 basamaklı bir minber yapıldı.Artık Efendimiz buraya çıkıp halka hitabta bulunuyordu.

Relul-i Ekrem yapılan minbere çıkıp ilk hutbesini okuduklarında, hâmile deve ağlayışını andıran acı sesler ve ağlamalar duyuldu. Baktılar ; ortalıkta ne hâmile deve var ne de deve yavrusu. Ağlayan o kuru direkti.

Kütüğün deve gibi ağlayışını, Peygamber Efendimizle birlikte Ashab-ı Güzin de duyuyordu. Bir türlü susmuyordu. Fahr-ı Âlem, minberden inip yanına geldi. Elini üstüne koyup teselli edince sustu. Hattâ hurma kütüğünün deve gibi sızlanmasını işiten sahabîlerde gözyaşlarını tutamamışlar hüngür hüngür ağlamışlardı.

Evet, kuru direk hz. Resulullah'tan ayrı kaldı diye ses verip alıyordu. Üzerinde yapılan ''zikrullah''tan sonra ayrı kaldı diye hâmile deve gibi enin ediyordu.

Kuru dierği teselli eden Resul-i Ekrem , ashabına dönerek '' Eğer ben onu kucaklayıp teselli vermeseydim, Resulullah'ın ayrılığından Kıyamet'e kadar ağlaması böyle devam edecekti'' buyurdu.

Resul-i Ekrem'in emriyle bu kütük , minberin altına kazılan bir çukura gömüldü. Sonraları Hz. Osmanmescid yıktırılıp yeniden tamir ettirildğinde , Übeyy b. Ka'b
Hazretleri onu evine aldı ve çürüyünceye kadar sakladı.

Kuru hurma kütüğünün cemaatin önünde ağlayıp sızlaması Hz. Resulullah'ın parlak bir mucizesiydi.Evet cin ve ins Peygamberler Peygamberini tanıdıkları gibi cansız kuru ağaçlarda onu tanıyor, vasifesini biliyor ve dâvâsını halleriyle tasdik ediyorlardı!




Hasan-ı Basrî Hazretleri, bu mûcizeyi talebelerine der verirken, kendisini tutamaz, göz yaşları arasında şöyle derdi:

''Ağaç Resul-i Ekrem'e (a.s.m) meyl ve iştiyak gösteriyor! Sizler o Resule meyl ve iştiyak gösteriye daha ziyade müstahaksınız.''

Kuru câmid ağaçlar Kâinatın Efendisine meyl ve muhabbet gösterirlerken biz ona karşı lakayt davranırsak, acaba o kuru direklerden daha aşağı bir derekeye düşmüş olmaz mıyız?

Ona iştiyak ve muhabbet ise, ancak Sünnet-i Seniyyesine ittiba etmekle mümkündür.




Bir Başka Rivâyet

Diğer bir rivayete göre, kuru direk ağlayınca resul-i Ekrem Efendimiz elini üstüne koydu ve ''İstersen seni daha önce bulunduğun baheye göndereyim, köklerin tekrar bitsin , hilkatın tamamlansın , yaprak ve meyvelerin yenilenip tazelensin. Ve eğer istersen, evliyaullahın meyvenden yemesi için seni cennete dikeyim.'' diye sordu.

Kuru ağaç arzusunu şöyle dile getirdi: '' Beni cennete dikki meyvelerimden Cenab-ı Hakk'ın sevgili kulları yesin, hem orası öyle bir mekândır ki orada çürüme yoktur; beka bulayım.''

Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.s) arzusunu yerine getirdiğini ifade buyurdu ve ashabına dönerek şu dersi verdi : '' Ebedî âleme tercih etti.''

ЯЭx§ﻼ כσЯρїσמ
07-25-2007, 06:02
.....Teşekkürler kardeş paylaşım için ;);):)