Kula [Arşiv] - FrmPaylas.Com | Paylaşım, Film, Dizi, Müzik, Program, Oyun, Sinema, Video, Komik

PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kula


ρυяєgση
09-28-2007, 20:05
Yaz mevsimleri serin ve harika olan Kula tarihi görmek isteyenler için harika bi yer...





KULA
Birçoğumuz tatile giderken hedefe bir an önce en kısa yoldan ulaşma arzusu ile direkt yolu tercih ediyoruz. Oysa güzergah yolunda görülmesi gereken doğa harikası birçok yer, bir o kadar da kültürel değere sahip[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] jpg antik kent bulunuyor. Bunlardan biri olan Manisa'ya bağlı Kula ilçesi, sizi Kula'ya davet edecek birbirinden ilginç cazip objeleri barındırıyor. İşte birkaçı; doğa, mimari doku, yöresel lezzet, hediyelik eşya, şifa kaynakları. Ama hepsi bu değil. Kula, ulaşımı son derece kolay ve zahmetsiz İzmir-Uşak yolu üzerine kurulmuş. Peki niye Kula?




Eğer resim yapmayı seviyor, evlere, sokaklara ilgi duyuyor, şöyle tuvali kurup elde palet sessiz ve sakin bir ortamda rahatsız edilmeden şu işin bir zevkini çıkarayım diyorsanız veya fotoğraf çekmek, video kameraya belgesel kayıt yapayım diye düşünüyorsanız, adres aynı Kula. Belki de reklam filmi, video klip çekecek mekan arıyor olabilir, yanlızlığın tadını çıkarayım, doğa ile başbaşa kalayım, deniz eğlence aramıyorum, kafamı bir dinleyeyim pek tanınmamış bir yeri inceleyip, şarkılar söyleyeyim, besteler yapayım istiyorsanız yine adres aynı Kula.

Yanardağ yamacındaki Kula evleri hayranlık uyandırıyor, doğası şaşırtıyor, hatta ilham veriyor. Yazı akışının 'Ne yenir?' bölümü ise tek başına gitmeye neden olabilir özellikler taşıyor.

Yıllardır turizmin içindeyim ve coğrafya çalışıyorum, Kula ile ilgili konu ve fotoğrafa çok az rastladım. Önce etüt çalışması yaptığım yöreye hayran kalıp daha sonra bir kez daha gittim, yine doyamadım tekrarı için de bahane arıyorum.

Tarihçeden başlıyoruz. Kula adı bir Lidya kenti olan Klanudda' dan geliyor. Bir başka iddiaya göre yeri itibarıyle gözetleme kulesi[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpg anlamındaki kuleden alınmış ve zamanla değişime uğrayıp kule Kula olmuş. Başka tezler de var tabii. Eskiden bir göl iken Kara Divit (Divlit) yanardağının lavlarıyla dolan ve güneye doğru uzanan bir vadiye kurulan Kula Divlit'te ilkel insan ayak izine rastlanmış. Eski çağlardan beri Sard Salihli'den başlayan yol; Menye, Sandal, Gölde üzerinden Gediz'e ve Uşak'a derken önem kazanmış. Bizans, Lidya, Frikya devirlerine ait izlere rastlanan yörede M.Ö. 133'de bölge Romalılar'ın eline geçmiş. İmparatorluk, M.S. 395'te doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmış. Kula, Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalmış. Çok sonraları Kula, Anadolu Selçuklu Devleti'nin parçalanmasıyla Germiyanoğulları topraklarına dahil olmuş. 1896 yılına kadar Kütahya ilinin kazasıyken, sonradan Manisa sınırları içine girmiş. Dericilik, dokumacılık, ayakkabı sanayii ve leblebicilikle uğraşan Kulalılar turizmi geç de olsa fark etmişler.

Gizemli doğa ve peri bacaları



[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] enizden 720 m yükseklikteki Kara Divlit yanardağı eteğinde volkanik bir araziye kurulu Kula'nın çevresinde Umur Baba Dağı, Demirel, Yağcı Dağı, Sarıkız, Üşümüş Tepesi, Soğanlı Sivrisi adlarında küçük dağlar ve ilginçliklerle dolu bir doğa yapısı var. Kışın şiddetli yağmurlara maruz kalan bölgede yağışların etkisiyle eşi benzeri görülmeyen Peri Bacaları oluşmuş. Özellikle Gediz kıyıları; kumlu, killi, kireçli zeminde topraksı görünümlü oldukça sert yüzey şekilleri olan rüzgar ve yağışlarla akıllara durgunluk verecek şekilde biçimlenmiş 3. ve 4. zamanki Kula platoları üzerinde oluşmuş volkanların lavları, sıra sıra curuf tepeleri, koyu renkli bazalt lavları da vadileri doldurmuş. Yüzey şekillerinin en ilginçlerine Gediz nehrinin üst kısmı olan Burgaz mevkiinde rastlanıyor.

Kula evleri
Mimari ve coğrafi zenginliğini herşeye rağmen koruyabilen ender yörelerden Ankara, Antakya, Muğla, Safranbolu, Ayvalık gibi yerlerden biri olan Kula'da 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in doğduğu ev, bugün müze olarak düzenlenmiş. Osmanlı Devleti Türk yapı sanatı özelliklerini taşıyan iki katlı bahçeli evde etnoğrafik eserler sergileniyor. Aynı sokakta bir başka Türk evi restorasyonu tamamlanmak üzere ve gezi evi olarak hazırlanıyor.

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] Konuksever Kula Belediyesi özel kalem müdürü Ali Çelik'in yardımları ile Kula sokaklarını gezmeye başlıyorum. Rum ve Türklerin ayrı mahallelerde birlikte yaşadığı evlere ABD'den gelen bir heyetin, evlerin plan ve ölçülerini alıp aynı mahalleyi Amerika'da kuracaklarını öğreniyorum. Çatıları birbirine değen daracık sokaklarda tütün dizenlerin yanından geçerken, doğal film platosu gibi mekanda her zamanki gibi kapı tokmakları burada da ilgimi çekiyor. Sit alanı ilanıyla çivi bile çakılamayan durumda birçoğu acil bakıma ihtiyaç gösteren evler; plan, kuruluş, ahşap, alçı ve kalem işi süslemeleriyle Osmanlı sanatının başarılı örneklerinden 19. yy'da devam eden yapı tipiyle Kula, Osmanlı kent dokusuna sahip. İki katlı ahşap evlerde üst katlar sokağa çıkıntılı olup kiremit çatılar süslemeli saçaklarda son buluyor. Baş ve köşk odalı Kula evlerinde tavan, oda kapısı işlemeleri ile dikkat çekiyor.

Kula, halıları ile de ünlü. Zengin koyu kırmızı renk hakimiyetindeki halılarda mavi, lacivert, yeşil ve sarı renklere de rastlanıyor. Şeritler halinde kenar bordürleri, küçük çiçekler, ince şerit çerçeveler Kula halılarının karakteristiğini oluşturuyor. Günümüzde 'Manzaralı Kula', 'Vazolu Kula', 'Yılanlı Kula' gibi isimlerle anılıyor. Halılar bir yana bir de köylerde dokunup Demirciler Çarşı'sında satılan capcanlı renkli kilimler var. Seccade ebatlı bir kilimi, halıcı Çobanoğlu'ndan 15-20 milyon TL'ye alabilirsiniz.

Şifalı maden suları, Emir Hamamı'nın kükürtlü bikarbonatlı kaplıca suyu ile şifa dağıtırken Kula'da; Kurşunlucami, Eski Cami ve Çukurçeşme görebilecekleriniz arasında.





[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]





[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]






[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]




[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]





[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] [Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]


([Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.])ht tp://[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]






NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan çıkışta Eskihisar-Topçular feribotu, dolunca kalkıyor ama araç taşıma fiyatı da 9 milyon. Yalova rampası Bursa çevreyolu çıkışı 60 km tek yön. Ne olurdu Balıkesir çevreyoluna böyle devam edip bağlansa… Sonra Akhisar ve yolu genişletilen Gölmarmara üzeri Salihli Kula'ya giden Uşak yolu düzgün ip gibi… Yokuşu virajı yok, geniş sayılır. Kısa bölümü ise bitirilmek üzere asfaltlanıyor. Kula il merkezi; Manisa'ya 118 km, İzmir'e 140 km, Uşak iline 79 km uzaklıkta. Turgutlu, otoban gibi rahat yolculuk sağlıyor.




[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] .jpgNEREDE KALINIR?


Kula Duğles Otel, 36 odası, restoran ve toplantı salonuyla hizmet veriyor.


Tel: (0236) 8265496

Emir Kaplıca Tesisleri, Kula'da bir başka seçenek. Manisa, İzmir, Uşak ve Denizli gibi çevre illerin konaklama tesisleri alternatifleriniz olabilir.



NE YENİR?


[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] pg
Bölge; incirleriyle ve Kula'da toprak kapta yapılan küçük güveçleri ile ünlü. Bir de Salihli Kula arası var ki bu güzergah 'Odun köftesiyle' nam salmış. Adımbaşı köfteci ama içlerinden biri rağbet görüyor. Tüm araçlar orada park edip köfte molası veriyorlar.

İzmir asfaltı üzeri Salihli Yolu Sard antik kenti Sinagog'u biraz geçince, yol seviyesinin biraz altındaki Değirmen Restoran'ın sahibi 30 yıllık köfteci Necati Soyugür'e sordum. 'Nedir bu işin sırrı?' diye… Üşenmedi, çekinmedi, gezdirdi. Etin sıyrılışını, köfte oluşunu, pişirilişini, hatta biberleri, domatesleri, kavunları sakladığı yerleri bir bir gösterdi. 'İsteyen gezer gönül rahatlığıyla yer' diyor. Sincanlı'da ve Bozdağlar'da kendi hayvanlarını yetiştiriyor. Hayvanları, ilk defa kekikli yaylada otlatıyor. Kesime bir ay kala yağlanmaları için arpa, buğday yediriyor. Etin tamamını köfteye kullanıyor, içine de hiçbirşey koymuyor.

Et; kesimden sonra bir gün, kemikten sıyrıldıktan sonra bir gün, kıyma olduktan sonra da bir gün bekletilip kanın tamamen inmesi sağlanıyor. Şişlere dizilen köfte, meşe odunu közünde pişiyor. İki tabak arasında soğumadan sofranıza getirilip yanınızda açılıyor, sonra da 'İlave ister misiniz?' diye soruluyor ama ondan öncesi de var. Siz köfte dedikten hemen sonra bir tabak kıyılmış maydanoz, soğan geliyor. Kimyon, kırmızı biber, tuz zaten sofrada. Sonra da közlenmiş bir bütün domates, közlenmiş üç-dört adet etli kalın cidarlı şalvar biber. İsterseniz yanına koyun yoğurdu, cacık, ayran söyleyin, hepsi de leziz. Kendi tarlasında doğal gübre ile yetiştirdiği domates hormonsuz. Şalvar biber Alaşehir'den, kavun Balıkesir'den, sanki bal. Restoranın kapalı ve fıskıyeli havuz çevresinde bahçeli bölümü var. Masalar örtüsüz, sandalyeler plastik, servis hızlı, elemanlar saygılı, otoparkı da var, gelmeye de değiyor yazılmayı da hak ediyor.






[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

KULA YANARDAĞLARI
Divlit Yanardağı
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]


Sandal Yanardağı

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]

[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.]
KATAKEKAUMENE ( YANIK YÖRE )
KULA
Yazan:Haydar AKSAKAL

Kuruluşu MÖ.2000'li yıllara uzanan, tarihi evleri, geleneklerini devam ettiren yaşam tarzı, sadeliği ve mütevazılığı ile şirin bir ilçedir Kula.Türkiye'nin en genç yanardağlarının bulunduğu bölgede, Manisa iline bağlı, ilin doğusunda, İzmir - Ankara karayolu üzerinde, il merkezine 118 km uzaklıkta, 720 metre rakımlı, arazisi engebeli ancak bereketli bir ilçe.
Geleneksel yapısını günümüze korumuş özgün yerleşim yerlerindendir. 18 yy. ve 19 yy. sivil mimarisinin örnekleri bugüne kadar gelmiştir. Dar sokaklardaki evler büyük aile yapısına ve evin kadınının ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir.
Arnavut kaldırımlı sokakları, taş döşeli avluları, bakımlı bahçeleri ve içleri minderli, yastıklı evlerle dünü günümüze taşıyan bir kasaba olan Kula' da sokak aralarında dolaşıp, daracık sokaklarda yan yana duran ünlü Kula halılarının satıldığı halıcıları, demirci ve bakırcıları, derici ve basmacıları izlerken insan adeta tarihi bir anı yaşıyormuş gibi hissediyor.Eski evleri,
şifalı suları, halıları, birbirinden enfes yemekleriyle meşhur. Çatıları
birbirine değen daracık sokaklarıyla tipik bir Osmanlı kasabası. Çok güzel
küçük pansiyonları, yeni yeni hareketlenmeye başlayan lokantalarıyla
turizmin önemini kavramış.

Kurşunlu Cami, Hacı Abdurrahman Cami, Süleyman Şah Türbesi, Emre Köyünde bulunan Emre Sultan Türbesi, Kula'ya 20 km. uzaklıkta Gökçeören kasabasında bulunan ve Lidya Krallığı döneminde önemli bir merkez olan Meonia antik kenti, geleneksel Türk evleri ilçenin önemli tarihi değerlerinden.
Kula volkanlarının en genç olanları üçüncü zaman ile dördüncü zamanda meydana gelmişler . 20.000 yıl öncesine bağlanan ayak izleri Divlit tepe konisinin yanında görülmekte olup, yörede 68 kadar volkan konisi vardır. İtalyan araştırmacılar tarafından yapılan yaş tayinlerine göre, yöre 1.1 milyon yıl önce meydana gelmiş ve üç ayrı evrede oluşmuştur.
Volkanik arazi yapısını gören Amasyalı coğrafyacı ve tarihçi Strabon 2000 yıl önce yöreyi dolaştığında Kula ve çevresini "KATAKEKAUMENE " yani "YANIK YÖRE" veya " YANIK ÜLKE"olarak isimlendirmiştir.
Kula isminin nereden geldiği yönünde değişik rivayetler vardır:
Bir rivayete göre; Kula adı bir Lidya kenti olan KLANODA'dan geliyor.
1932 senesinde Hikmet Bozkurt ve Nazmi Bayçın tarafından hazırlanan ve bastırılamayan
"Manisa tarihi" isimli kitapta yazılanlara göre : " Kula'nın eski tabakhane deresi denilen mevkiinde
bir şehir izi olması muhtemel, bir çok eserlerde tesadüf edilmektedir. Kula şehrinin bugünkü
mevkii Clanudda şehrine tetabuk etmiyorsa, bu eski şehrin mevkii tabakhane deresindeki
kalıntının bulunduğu mevkii olması lazım gelir.Toprak üzerinde başka eser görülmez. "
Burgaz kalesinin karşısında, peri bacalarının bulunduğu yerin yamacında bir adet sütun altlığı
ve sütun görülerek resme alınmıştır. Civarında kesme taşlar vardır. Bunların volkanın sürüklediği,
yıkılan bir binanın parçaları olması ihtimal dahilindedir.
Ramsay'a göre Kula ismi Türkçe . Texir bu şehir hakkında şöyle diyor. " Kula ismi burç manasına gelen "KULE"den yeni bir isimdir ".
Bir araştırmaya göre ise ; Kula Tanrının kulları manasına gelir. "Manevi alem de; varlıkla yokluğu bir arada yaşamış, Tanrı tarafından kalpleri yumuşatılmış insanların bulunduğu yer " demektir.
Kula'nın 19 km kuzey batısında "Emir Kaplıcaları" adı verilen ve Roma döneminden kalma bir yer ; bu yerde eski dönemlere ait harabeler vardır ve kaplıcadan ısı derecesi 63 derece olan su çıkmaktadır. Eski Bir terapi ve tedavi merkezi olan bu yer büyük bir depremle yıkılarak toprak altında kalmıştır. Kaplıcaların Güney kısmında dağ eteğinde, kayaya oyularak yapılmış, üç bölümden oluşan kabartma resimler vardır.
Bu resimlerin en büyüğü, ortadaki 1,5 m. yüksekliğinde. Kenar süsleri usta bir sanatçının elinden çıktığının işareti.
Kabartma resmin diğerinde ise serpuş giymiş ve yüzü hilalli bir insan görülmekte. Diğerinde de
Hasta olup, tedavi neticesinde iyi olarak, bir köpekle giden insan resmedilmiştir.
Kula el sanatları ile ünlü, halı, kilim, döğme bakır.
Bakırcı ve demirciler çarşısına hafta içinde gidilmesi tavsiye ediliyor çünkü haftasonu dinlenme günleri. Su sorunu yok. Geleneksel ticaret zayıflayıp ilgi azalınca şehir göç vermeye başlamış.

Hayvancılık son zamanlarda gelişiyor. Bahçe ziraatı var. Son iki,üç seneden beri
Orta köy, Dere köy, Manaklar ve Davala'da sulu tarıma geçilmiş.

Kula'nın lokomotif sanayii olarak deri ve tekstil gösteriliyor. Türkiye'nin en iyi leblebilerinin her
türlüsü Kula'da yapılmakta . Leblebi denilince akla ilk gelen Çorum'a dahi buradan leblebi gönderildiği iddia ediliyor ve ayrıca üretilen leblebi yurt dışına da ihraç edilmekte.

Ayakkabı ve keçe imalatı oldukça iyi . Nalbantçılar çarşısında semer ve nalbant yapılıyor.
Rumlardan kalan kilise ise ayakta durmakta zorlanıyor; her an yok olabilir.
87'nci sokakta bulunan eski kula evlerini inceliyoruz. Eski evler sit alanında olduğu için ,onarımına, yapılanmasına ve tamirine müsaade edilmiyor. Restorasyon Kültür Bakanlığının iznine bağlı.

Sokaktaki 10 numaralı ev, sitte 51 nci sırada kayıtlı. Dr. Aristinden satın alınmış (Kızı Atina'da yaşıyor). Buğdaycı Ali Efeden sonra ; Gültekin Özkurt'a intikal etmiş.

Evleri yenilemek ve onarmak en büyük arzuları. 88.nci sokakta 1 numaralı evin kapı işlemeleri
çok güzel . 86 sokak 7 numaralı evde banka emeklisi Mehmet Zabun (64 yaş)
eşi Akile ve iki oğlu ile birlikte oturuyorlar. Evlerin insana huzur veren bir yapısı var.
Tarihi değerlere dikkat ediyorlar."
Bu yaşantıyı ve Kula'nın tarihini yaşatmak istiyoruz " diyorlar.

Kula Evleri
Kula'da Demirciler Kula Evleri
86 sokakta bulunan ; iki katlı Türk evini ziyaret ediyoruz.Duygulu anlar yaşıyoruz. Grubumuzda nostalji
rüzgarları esiyor.Keşke tüm Kula'da ki evler, bu şekilde restore edilse ; işte o zaman Kula turizmin göz
bebeği haline gelir. Türk evinin onarımı ve yapımı 1987-1988 de bitmiş, (iki adet döşeli şark odası, iki
adet resim odası, hayat'ı, ayrıca yedi odası, beş adet kileri var.Bahçede iki adet büyük küp ve bir adet
bakır kazan duruyor. ) Türk evi müdürlüğü ziyaretçilere gereken ilgiyi gösteriyor.
7.nci Cumhur Başkanı Kenan Evren'in 7 Temmuz 1917 de doğduğu ev restore edilerek, Kenan Evren ve Etnoğrafya Müzesi haline getirilmiş. Kula'yı bir günlük gezi ve araştırma ile tanımak mümkün değil. Bu zenginliği zamanın tahribine ve yok etmesine müsaade etmemeliyiz. Yerel Yönetimlere, Manisa Valiliğine, Kültür ve Turizm Bakanlığına büyük iş düşmektedir. Hazırlanacak ciddi onarım ve yenileme projeleriyle Kula , Dünya tarihine ve mirasına ortak edilmeli ve Ulusal Kültüre kazandırılmalıdır