Kayı-Türk
09-30-2007, 10:04
Kahpe Pusular (4)
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 287.jpg
YÜKSEL MUTLU VE CEYHUN BOZKURT’UN DEV ARAŞTIRMASI
Neslihan'ın günahı neydi
ASALA, Ataşemiz Galip Özmen ile kızı Neslihan’ı kurşun yağmuruna tutar. Eşi Sevim Hanım,
yardım ister, ancak Atina bu haykırışa sessiz kalır. Ankara ise teröre lanet yağdırır
Gözünü kan bürümüş Ermeni caniler, diplomatlarımızın ailelerinden sonra çocuklarına yöneldi. Atina Büyükelçilik Ataşemiz Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan da kahpe kurşunların hedefi oldu
Terör eylemleri artık son hızıyla sürüyordu. Ermeni teröristler, kadın, erkek, yaşlı, çocuk gözetmeksizin saldırılarını sürdürüyorlardı. İlk başta diplomatlarımıza yönelik saldırılar, sonrasında diplomat ailelerini, emekli büyükelçileri ve hatta yabancıları hedef almaya başlamıştı. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen’in kızı Neslihan Özmen henüz 14 yaşındaydı. Atina sıcağının kavurduğu bir Temmuz günü babası, annesi ve iki kardeşiyle birlikte kendisini pikniğe götürmüştü. Deniz kıyısındaki Kavuri semtinde yapılan pikniğin ardından yine ailece evlerine dönmüşlerdi. Tarihler 31 Temmuz 1980’i, saatler de 21.30 sularını göstermekteydi. Baba Galip Özmen arabasını park edeceği sırada yanına yaklaşan bir kişi, elindeki torbadan çıkardığı silahla ölüm kusmaya başlamıştı. Başından kurşunlanan Neslihan ile babası Galip Bey arabanın içinde yığılmıştı. Anne Sevim Hanım ile büyük oğul Kaan ise yaralanmıştı. Neslihan’ın durumu ağırdı. Bitkisel hayata girdiği yönünde bilgiler gelir ama dayanamaz. Kısa süre sonra hayata gözlerini yumar. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan böyle şehit olur. Küçük çocukları Alper, annesinin arabadan kızını çıkarmaya çalışırken bağırarak yardım istediğini, ancak Atina sokaklarının bu haykırışa sessiz kaldığını anlatır. Ermeni teröristler, verilen sözlere, söylenen hüzün dolu başsağlığı mesajlarına rağmen yine sırra kadem basmıştı. Özmen Ailesi’nin tek suçu Türk olmaktı. Galip Bey’in suçu da Türk diplomatı olmak...
Demirel katılmıştı
Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan’ın cenaze merasimine, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile eski Başbakanlardan dönemin CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit de katılmıştı.
Bebeğine doyamadı
Paris Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Reşat Moralı ve Büyükelçilik Din Görevlisi Tecelli Arı, Ermeni teröristlerin kurşunlarına hedef oldu. O sırada yanlarında bulunan Anadolu Bankası Temsilcisi İlkay Karakoç ise saldırıdan yara almadan kurtuldu. Moralı’nın üçüncü çocuğu, kendisi şehit edilmeden henüz bir ay önce hayata gözlerini açmıştı. Ama Reşat Moralı, kahpe saldırı nedeniyle bebeğine doyamadı.Fransa’ya verilen nota da işe yaramamıştı. Moralı ve Arı’nın uğradığı saldırı, yine bir fali meçhul olarak kaldı.
Cenevre’de katledildi
Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Savaş Yergüz, henüz 39 yaşındaydı. Kendisi de bir suikasta kurban giden Ahmet Taner Kışlalı’nın tavsiyesiyle, Dışişleri Bakanlığı’na girmişti. 2 çocuğu vardı. Akşam saatlerinde işinden çıkmış evine giderken eli kanlı katil Mardiros Jankodjian’ın saldırısı sonucu şehit oldu. Jankodjian yakalandığında üstünde 33 tane daha mermi bulundu. Gözü dönmüş katil, polise verdiği ifadede, ilk planının el bombaları ile konsolosluk bahçesine girip katliam yapmak olduğunu açıkladı.
Bir acı haber de Sydney’den
Türkiye’nin Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak ile koruma görevlisi Engin Sever Ermeni teröristler tarafından şehit edildi
Terör örgütü ASALA, artık iyice zıvanadan çıkmıştı. Dünyanın dörtbir yanında görev yapan diplomatlarımıza saldırılar düzenliyordu. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan’a yönelik suikastin acısı henüz unutulmadan, bir kara haber de Avustralya’dan geldi. Sydney Başkonsolosumuz Şarık Arıyak ile koruma görevlisi Engin Sever, Ermeni teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit oldu. Tarih 17 Aralık 1980. Günlerden Çarşamba. Türkiye soğukla boğuşurken, Sydney’de yaz mevsimi yeni başlamaktadır. İşine gitmek üzere kendi kullandığı otomobille evinden ayrılan Şarık Arıyak, biraz sonra başına gelecekleri nereden bilebilirdi. Arıyak, henüz semtinden uzaklaşmamışken, motosikletle yaklaşan iki teröristin saldırısına uğradı. Caniler, önce koruma aracını sonra da Arıyak’ın aracını kurşun yağmuruna tuttu. Kahpe saldırı sonucu Şarık Arıyak olay yerinde, Engin Sever ise kaldırıldığı hastanede yaşama gözlerini yumdu. İki şehidimiz de bugün maalesef hatırlananlar listesinde değil ve katilleri hiçbir zaman bulunamadı.
Gaziler karşıladı
Şarık Arıyak ile Engin Sever’in cenazeleri, gazilerin de aralarında bulunduğu kalabalık bir vatandaş topluluğu tarafından karşılanmıştı. Şehitler için 26 Aralık 1980 tarihinde düzenlenen törene katılan ailesi ve yakınlarının gözyaşları sel olmuştu.
Ermeni terörü karşısında halk tek yürek oldu
Suikastler artık periyodik bir hal almıştı, modern, çağdaş, insan hakları timsali, özgürlükçü Batı ülkeleri bu cinayetler için kılını kıpırdatmıyordu. Yakalananlar ise delil yetersizliğinden serbest kalıyordu. Türkiye ayaktaydı. Halk Ermeni terörü karşısında tek vücut olmuştu. Peki bu terörün arkasında kimler vardı. Yine bir Ermeni terörist tarafından şehit edilen Bahaddin Şakir ve İttihat ve Terakki konularında araştırmaları ve kitapları bulunan Gazeteci-Yazar Hikmet Çiçek, bu saldırılar ve suikastların hepsinin arkasında emperyalistlerin olduğunu vurguluyor. Çiçek, “ASALA terörünün arkasında Batı’nın uğursuz rolü görmezden gelinmiştir” diyor.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] it=1763
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] 287.jpg
YÜKSEL MUTLU VE CEYHUN BOZKURT’UN DEV ARAŞTIRMASI
Neslihan'ın günahı neydi
ASALA, Ataşemiz Galip Özmen ile kızı Neslihan’ı kurşun yağmuruna tutar. Eşi Sevim Hanım,
yardım ister, ancak Atina bu haykırışa sessiz kalır. Ankara ise teröre lanet yağdırır
Gözünü kan bürümüş Ermeni caniler, diplomatlarımızın ailelerinden sonra çocuklarına yöneldi. Atina Büyükelçilik Ataşemiz Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan da kahpe kurşunların hedefi oldu
Terör eylemleri artık son hızıyla sürüyordu. Ermeni teröristler, kadın, erkek, yaşlı, çocuk gözetmeksizin saldırılarını sürdürüyorlardı. İlk başta diplomatlarımıza yönelik saldırılar, sonrasında diplomat ailelerini, emekli büyükelçileri ve hatta yabancıları hedef almaya başlamıştı. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen’in kızı Neslihan Özmen henüz 14 yaşındaydı. Atina sıcağının kavurduğu bir Temmuz günü babası, annesi ve iki kardeşiyle birlikte kendisini pikniğe götürmüştü. Deniz kıyısındaki Kavuri semtinde yapılan pikniğin ardından yine ailece evlerine dönmüşlerdi. Tarihler 31 Temmuz 1980’i, saatler de 21.30 sularını göstermekteydi. Baba Galip Özmen arabasını park edeceği sırada yanına yaklaşan bir kişi, elindeki torbadan çıkardığı silahla ölüm kusmaya başlamıştı. Başından kurşunlanan Neslihan ile babası Galip Bey arabanın içinde yığılmıştı. Anne Sevim Hanım ile büyük oğul Kaan ise yaralanmıştı. Neslihan’ın durumu ağırdı. Bitkisel hayata girdiği yönünde bilgiler gelir ama dayanamaz. Kısa süre sonra hayata gözlerini yumar. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan böyle şehit olur. Küçük çocukları Alper, annesinin arabadan kızını çıkarmaya çalışırken bağırarak yardım istediğini, ancak Atina sokaklarının bu haykırışa sessiz kaldığını anlatır. Ermeni teröristler, verilen sözlere, söylenen hüzün dolu başsağlığı mesajlarına rağmen yine sırra kadem basmıştı. Özmen Ailesi’nin tek suçu Türk olmaktı. Galip Bey’in suçu da Türk diplomatı olmak...
Demirel katılmıştı
Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan’ın cenaze merasimine, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ile eski Başbakanlardan dönemin CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit de katılmıştı.
Bebeğine doyamadı
Paris Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Reşat Moralı ve Büyükelçilik Din Görevlisi Tecelli Arı, Ermeni teröristlerin kurşunlarına hedef oldu. O sırada yanlarında bulunan Anadolu Bankası Temsilcisi İlkay Karakoç ise saldırıdan yara almadan kurtuldu. Moralı’nın üçüncü çocuğu, kendisi şehit edilmeden henüz bir ay önce hayata gözlerini açmıştı. Ama Reşat Moralı, kahpe saldırı nedeniyle bebeğine doyamadı.Fransa’ya verilen nota da işe yaramamıştı. Moralı ve Arı’nın uğradığı saldırı, yine bir fali meçhul olarak kaldı.
Cenevre’de katledildi
Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Savaş Yergüz, henüz 39 yaşındaydı. Kendisi de bir suikasta kurban giden Ahmet Taner Kışlalı’nın tavsiyesiyle, Dışişleri Bakanlığı’na girmişti. 2 çocuğu vardı. Akşam saatlerinde işinden çıkmış evine giderken eli kanlı katil Mardiros Jankodjian’ın saldırısı sonucu şehit oldu. Jankodjian yakalandığında üstünde 33 tane daha mermi bulundu. Gözü dönmüş katil, polise verdiği ifadede, ilk planının el bombaları ile konsolosluk bahçesine girip katliam yapmak olduğunu açıkladı.
Bir acı haber de Sydney’den
Türkiye’nin Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak ile koruma görevlisi Engin Sever Ermeni teröristler tarafından şehit edildi
Terör örgütü ASALA, artık iyice zıvanadan çıkmıştı. Dünyanın dörtbir yanında görev yapan diplomatlarımıza saldırılar düzenliyordu. Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği Ataşesi Galip Özmen ve kızı Neslihan’a yönelik suikastin acısı henüz unutulmadan, bir kara haber de Avustralya’dan geldi. Sydney Başkonsolosumuz Şarık Arıyak ile koruma görevlisi Engin Sever, Ermeni teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit oldu. Tarih 17 Aralık 1980. Günlerden Çarşamba. Türkiye soğukla boğuşurken, Sydney’de yaz mevsimi yeni başlamaktadır. İşine gitmek üzere kendi kullandığı otomobille evinden ayrılan Şarık Arıyak, biraz sonra başına gelecekleri nereden bilebilirdi. Arıyak, henüz semtinden uzaklaşmamışken, motosikletle yaklaşan iki teröristin saldırısına uğradı. Caniler, önce koruma aracını sonra da Arıyak’ın aracını kurşun yağmuruna tuttu. Kahpe saldırı sonucu Şarık Arıyak olay yerinde, Engin Sever ise kaldırıldığı hastanede yaşama gözlerini yumdu. İki şehidimiz de bugün maalesef hatırlananlar listesinde değil ve katilleri hiçbir zaman bulunamadı.
Gaziler karşıladı
Şarık Arıyak ile Engin Sever’in cenazeleri, gazilerin de aralarında bulunduğu kalabalık bir vatandaş topluluğu tarafından karşılanmıştı. Şehitler için 26 Aralık 1980 tarihinde düzenlenen törene katılan ailesi ve yakınlarının gözyaşları sel olmuştu.
Ermeni terörü karşısında halk tek yürek oldu
Suikastler artık periyodik bir hal almıştı, modern, çağdaş, insan hakları timsali, özgürlükçü Batı ülkeleri bu cinayetler için kılını kıpırdatmıyordu. Yakalananlar ise delil yetersizliğinden serbest kalıyordu. Türkiye ayaktaydı. Halk Ermeni terörü karşısında tek vücut olmuştu. Peki bu terörün arkasında kimler vardı. Yine bir Ermeni terörist tarafından şehit edilen Bahaddin Şakir ve İttihat ve Terakki konularında araştırmaları ve kitapları bulunan Gazeteci-Yazar Hikmet Çiçek, bu saldırılar ve suikastların hepsinin arkasında emperyalistlerin olduğunu vurguluyor. Çiçek, “ASALA terörünün arkasında Batı’nın uğursuz rolü görmezden gelinmiştir” diyor.
[Yalnızca kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilirler.] it=1763